Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İSTİM: | Buharla işleyen makinaların kazanında birikip makinayı işleten buğu, buhar. |
| İSTİM: | f. Cerahat. Yara. |
| İSTİMA': | (Sem'. den) Dinlemek. Kulak vermek. Dinleyip kabul etmek. İşitmek. |
| İSTİMA: | Birisinin ziyaretine gitmek. |
| İSTİMAHA: | Birisinden hayır ummak. İyilik ve şefaat beklemek. |
| İSTİMALE: | Avutmak. Meylettirmek. Cezbettirmek. Gönül almak. Çok mal sahibi olmak. |
| İSTİMAN: | Aman dilemek, himaye istemek. Teslim olmak. |
| İSTİMARE: | ing. Gümrük'e ticarî mallara değer takdiri. Baha biçme. |
| İSTİMAZE: | Ayrılma, ayrı durma, açıkta bulunma. |
| İSTİMBAT: | (Bak: İstinbat) |
| İSTİMBOT: | ing. Küçük vapur, çatana. |
| İSTİMDAD: | Medet ve yardım istemek. |
| İSTİMHAL: | (Mehl. den) Zaman isteme, mühlet isteme. |
| İSTİMLA: | Bir şey yazılmasını istemek. Birisine birşey yazdırmak. |
| İSTİMLAK: | İcraî karar alma salâhiyetini hâiz bir amme hükmî şahıs (Vilâyet, Belediye v.s.) tarafından bir malın, halkın faydası için karşılığı verilip alınarak umumun istifadesine arzedilmesi. Mülk satın almak. Mülk sahibi olmak. |
| İSTİMLAL: | (Melâl. den) Can sıkılıp usanma, melâl getirme. |
| İSTİMNAN: | İhsan isteme. |
| İSTİMRAR: | Devam. Sürüp gitmek. Kavi ve dâim olmak. |
| İSTİMRARÎ: | İstimrara ait ve müteallik. Devamlılık, sürüp gidiş. |
| İSTİMSAK: | (İmsak. dan) Nefsine hâkim olma, kendini tutma. |
| İSTİMSAL: | Misal edinmek. Örnek tutmak. |
| İSTİMTA': | (Temettü. den) Faydalanma, menfaati olma. |
| İSTİMTAR: | Yağmur dileme. |
| İSTİMZAC: | Uyuşmak. Beraber karışmak. Birisinin mizacını, huyunu öğrenmeğe çalışmak. Yoklamak. Fikrini, re'yini sormak. |
| İçerisinde 'İSTİM' geçenler | |
| ADEM-İ İSTİMA': | Huk: Mahkemede dâvanın dinlenmemesi. |
| ALE-L-İSTİMRAR: | Aralıksız. |
| İSTİMA': | (Sem'. den) Dinlemek. Kulak vermek. Dinleyip kabul etmek. İşitmek. |
| İSTİMA: | Birisinin ziyaretine gitmek. |
| İSTİMAHA: | Birisinden hayır ummak. İyilik ve şefaat beklemek. |
| İSTİMALE: | Avutmak. Meylettirmek. Cezbettirmek. * Gönül almak. Çok mal sahibi olmak. |
| İSTİMAN: | Aman dilemek, himaye istemek. * Teslim olmak. |
| İSTİMARE: | ing. Gümrük'e ticarî mallara değer takdiri. * Baha biçme. |
| İSTİMAZE: | Ayrılma, ayrı durma, açıkta bulunma. |
| İSTİMBAT: | (Bak: İstinbat) |
| İSTİMBOT: | ing. Küçük vapur, çatana. |
| İSTİMDAD: | Medet ve yardım istemek. |
| İSTİMHAL: | (Mehl. den) Zaman isteme, mühlet isteme. |
| İSTİMLA: | Bir şey yazılmasını istemek. Birisine birşey yazdırmak. |
| İSTİMLAK: | İcraî karar alma salâhiyetini hâiz bir amme hükmî şahıs (Vilâyet, Belediye v.s.) tarafından bir malın, halkın faydası için karşılığı verilip alınarak umumun istifadesine arzedilmesi. * Mülk satın almak. * Mülk sahibi olmak. |
| İSTİMLAL: | (Melâl. den) Can sıkılıp usanma, melâl getirme. |
| İSTİMNAN: | İhsan isteme. |
| İSTİMRAR: | Devam. Sürüp gitmek. * Kavi ve dâim olmak. |
| İSTİMRARÎ: | İstimrara ait ve müteallik. Devamlılık, sürüp gidiş. |
| İSTİMSAK: | (İmsak. dan) Nefsine hâkim olma, kendini tutma. |
| İSTİMSAL: | Misal edinmek. Örnek tutmak. |
| İSTİMTA': | (Temettü. den) Faydalanma, menfaati olma. |
| İSTİMTAR: | Yağmur dileme. |
| İSTİMZAC: | Uyuşmak. Beraber karışmak. * Birisinin mizacını, huyunu öğrenmeğe çalışmak. * Yoklamak. Fikrini, re'yini sormak. |
| NOKTA-İ İSTİMDAD: | Yardım isteme noktası. İnsanın kalbindeki sonsuz emel ve arzuların yerine getirilmesine olan ihtiyaç. |
| SU-İ İSTİMÂL: | Kötüye kullanma. Eldeki nimeti veya fırsatı boşuna yahut kendi menfaatine kullanma. |
| ŞAYAN-I İSTİMA': | Dinlenilmesi iyi ve münasib olan, dinlenmeğe lâyık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İSTİMA' : | (Sem'. den) Dinlemek. Kulak vermek. Dinleyip kabul etmek. İşitmek. |
| İSTİAB : | İçine almak. * Kaplamak. Toplamak. Tamam etmek. * Tutulmak. Zapteylemek. |
| İSTADE : | f. Ayakta durmuş. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |