| Kelime | Anlam |
|---|
| İSTİSNA: | Ayırmak. Kaide dışı bırakmak. Müstesna kılmak. Arapçada istisnâ kelimeleri şunlardır: $ |
| İSTİSNAAT: | (İstisna. C.) İstisnalar, müstesna kılmalar, ayırmalar. |
| İSTİSNAÎ: | İstisnaya âit. Ayırmayla alâkalı. |
| İSTİSNAN: | İhtiyarlama, yaşı ilerleme, yaşlılanma. |
| İçerisinde 'İSTİSNA' geçenler |
|---|
| BİLÂ-İSTİSNA: | İstisnâsız, ayırt etmeksizin. |
| İSTİSNAAT: | (İstisna. C.) İstisnalar, müstesna kılmalar, ayırmalar. |
| İSTİSNAÎ: | İstisnaya âit. Ayırmayla alâkalı. |
| İSTİSNAN: | İhtiyarlama, yaşı ilerleme, yaşlılanma. |
| KIYAS-I İSTİSNAÎ: | Bir hükmün neticesinin aynı veya nakzı, mukaddemelerinden birinde bilfiil zikredilirse, ona kıyâs-ı istisnâi denilir. Başka bir tâbirle: Neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas. "Eğer bu cisim ise, mutlaka bir yer tutar" gibi. Veya "Güneş doğmuş ise, gündüz olmuştur" gibi. |
| MUKADDEME-İ İSTİSNAİYE: | Man: İçinde istisnâ edatı olan evvelki kaziye. "Eğer güneş doğarsa gündüz olacak. Güneş doğmuştur." kaziyelerinde: "Eğer güneş doğarsa" kaziyesi Mukaddeme-i istisnâiyedir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İSTİSNAAT : | (İstisna. C.) İstisnalar, müstesna kılmalar, ayırmalar. |
| İSTİSA' : | Bollaşma, bollanma, genişleme. |
| İSTİAB : | İçine almak. * Kaplamak. Toplamak. Tamam etmek. * Tutulmak. Zapteylemek. |
| İSTADE : | f. Ayakta durmuş. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |