Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İSTİSNAÎ: | İstisnaya âit. Ayırmayla alâkalı. |
| İçerisinde 'İSTİSNAÎ' geçenler | |
| KIYAS-I İSTİSNAÎ: | Bir hükmün neticesinin aynı veya nakzı, mukaddemelerinden birinde bilfiil zikredilirse, ona kıyâs-ı istisnâi denilir. Başka bir tâbirle: Neticesi veya zıddı bizzat kendisinde zikredilen kıyas. "Eğer bu cisim ise, mutlaka bir yer tutar" gibi. Veya "Güneş doğmuş ise, gündüz olmuştur" gibi. |
| MUKADDEME-İ İSTİSNAİYE: | Man: İçinde istisnâ edatı olan evvelki kaziye. "Eğer güneş doğarsa gündüz olacak. Güneş doğmuştur." kaziyelerinde: "Eğer güneş doğarsa" kaziyesi Mukaddeme-i istisnâiyedir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İSTİSNA : | Ayırmak. Kaide dışı bırakmak. Müstesna kılmak. * Arapçada istisnâ kelimeleri şunlardır: $ |
| İSTİSA' : | Bollaşma, bollanma, genişleme. |
| İSTİAB : | İçine almak. * Kaplamak. Toplamak. Tamam etmek. * Tutulmak. Zapteylemek. |
| İSTADE : | f. Ayakta durmuş. |
| İS : | Dumandan hasıl olan siyah madde. Kurum. |