Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
İYAS: Yeis hali. Ümidsizlik ve kederli oluş.
İYASE: Ye'se düşürme.
İçerisinde 'İYAS' geçenler
ÂLEM-İ SİYASET: Siyâset dünyası, siyaset âlemi.
DİYAS(E): Ekini davar ayağı ile bastırıp çiğnetmek. * Kılıcı ruşen etmek, kılıcı parlatmak.
FIRAK-I SİYASİYE: Siyasî fırkalar, siyasî partiler.
FIRKA-İ SİYASİYE: Siyasî parti.
HİYASET: Dikmek.
HUKUK-U SİYÂSİYYE: Siyasi haklar. Memleket idâresini ve halkın hakkını tanıyan hükümlerin tamamı.
İCTİYAS: Yağma için dolanma. * Taleb etmek, istemek.
İKTİYAS: Benzerini bulma. * Ölçme, kıyas tutma.
İSTİYAS: (Ye's. den) Ye'se düşme, ümitsizlenme.
İYASE: Ye'se düşürme.
KİYASET: Zeki. * Uyanıklık. Zekâ. Ferâset. Zeyreklik.
RİYASET: Reislik. Bir işi idarede başta bulunmak. Başkanlık.
RİYASETPENAH: f. Başkanlık makamında bulunan. Başkanlık eden, başkan olan. Reislik yapan.
SİNN-İ İYAS: (Sinn-i ye's) Kadınların "âdet görmekten" kesildiği yaş. En çok 55 yaşına kadar veya daha evvel âdet görmekten kesilmesi zamanı ki; bundan sonra çocukları olmaz. Böyle bir kadına âyis denir.
SİYASET: Memleket idare etme san'atı. Devlet idare tarzı. * Dünya ve âhirette necatlarına sebeb olacak bir yola, insanları irşad ile beşeriyetin salâhına çalışmak. * Diplomatlık. Politika. * Seyislik, at idare işleriyle uğraşma. (Bak: Hilafet)
SİYASETEN: Siyaset bakımından, siyasî bakımdan.
SİYASÎ: Siyaset icabı olan. * Siyaset adamı. * Politik.
SİYASİYYUN: Politikacılar, siyasetçiler. Devlet idaresine çalışanlar.
ULUM-U SİYASİYE: Siyasî ilimler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
İYASE : Ye'se düşürme.
İYAB : Avdet eylemek, geri dönmek.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...