| Kelime | Anlam |
|---|
| İYAS: | Yeis hali. Ümidsizlik ve kederli oluş. |
| İYASE: | Ye'se düşürme. |
| İçerisinde 'İYAS' geçenler |
|---|
| ÂLEM-İ SİYASET: | Siyâset dünyası, siyaset âlemi. |
| DİYAS(E): | Ekini davar ayağı ile bastırıp çiğnetmek. * Kılıcı ruşen etmek, kılıcı parlatmak. |
| FIRAK-I SİYASİYE: | Siyasî fırkalar, siyasî partiler. |
| FIRKA-İ SİYASİYE: | Siyasî parti. |
| HİYASET: | Dikmek. |
| HUKUK-U SİYÂSİYYE: | Siyasi haklar. Memleket idâresini ve halkın hakkını tanıyan hükümlerin tamamı. |
| İCTİYAS: | Yağma için dolanma. * Taleb etmek, istemek. |
| İKTİYAS: | Benzerini bulma. * Ölçme, kıyas tutma. |
| İSTİYAS: | (Ye's. den) Ye'se düşme, ümitsizlenme. |
| İYASE: | Ye'se düşürme. |
| KİYASET: | Zeki. * Uyanıklık. Zekâ. Ferâset. Zeyreklik. |
| RİYASET: | Reislik. Bir işi idarede başta bulunmak. Başkanlık. |
| RİYASETPENAH: | f. Başkanlık makamında bulunan. Başkanlık eden, başkan olan. Reislik yapan. |
| SİNN-İ İYAS: | (Sinn-i ye's) Kadınların "âdet görmekten" kesildiği yaş. En çok 55 yaşına kadar veya daha evvel âdet görmekten kesilmesi zamanı ki; bundan sonra çocukları olmaz. Böyle bir kadına âyis denir. |
| SİYASET: | Memleket idare etme san'atı. Devlet idare tarzı. * Dünya ve âhirette necatlarına sebeb olacak bir yola, insanları irşad ile beşeriyetin salâhına çalışmak. * Diplomatlık. Politika. * Seyislik, at idare işleriyle uğraşma. (Bak: Hilafet) |
| SİYASETEN: | Siyaset bakımından, siyasî bakımdan. |
| SİYASÎ: | Siyaset icabı olan. * Siyaset adamı. * Politik. |
| SİYASİYYUN: | Politikacılar, siyasetçiler. Devlet idaresine çalışanlar. |
| ULUM-U SİYASİYE: | Siyasî ilimler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İYASE : | Ye'se düşürme. |
| İYAB : | Avdet eylemek, geri dönmek. |