Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZ'AN: | Basiret. Anlayış. Teslim olup itaat etmek. Akıl. Zekâ. İnanç. İdrak. Bilmek. (Bak: Dimağ) |
| İZ'AN-RÜBA: | f. Anlayışı şaşırtan. Aklı oynatan. Çok hayret ve taaccüb veren. Aklı alan. |
| İZ'AN-RÜBA-İ KÂİNAT: | Kâinatın aklı alan vechesi, herkese hayret ve şaşkınlık veren yüzü. |
| İçerisinde 'İZ'AN' geçenler | |
| İçerisinde 'İZ'AN' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |