Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZABE-İ NÜHAS: | Bakırın eritilmesi. |
| İçerisinde 'İZABE-İ NÜHAS' geçenler | |
| İçerisinde 'İZABE-İ NÜHAS' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZABE : | Eritmek, eritilmek. Su gibi akıcı hale koymak. Yumuşatmak. Islah etmek. |
| İZA : | Arabça kelimelerin başında kullanılırsa; birdenbire, bir de bakılır ki, gibi mânalara gelir. İsim cümlesinin evvelinde bulunur. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |