| Kelime | Anlam |
|---|
| İZAFÎ: | İzafetle alâkalı, izafete dâir. Ona bağlamak suretiyle. Alâkalı göstererek. |
| İZAFİYYE: | Münasebet. Bağlı oluş. Alâkalılık. |
| İZAFİYYET: | Alâka mahiyeti. Bağlılık. |
| İçerisinde 'İZAFÎ' geçenler |
|---|
| ADÂLET-İ İZAFİYE: | İzafi adalet veya adâlet-i nisbiye de denir. Küll'ün selâmeti için, cüz'ü feda eden adalet usulüdür.(Cemaat için ferdin hakkını nazara almaz, "ehvenüş-şer" diye bir nevi adalet-i izâfiyeyi yapmağa çalışır. Fakat adalet-i mahza kabil-i tatbik ise "adalet-i izafiye"ye gidilmez, gidilse zulümdür. M.) |
| İZAFİYYE: | Münasebet. Bağlı oluş. Alâkalılık. |
| İZAFİYYET: | Alâka mahiyeti. Bağlılık. |
| UMUR-U İZÂFİYE: | Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi) |
| ZAMİR-İ İZAFÎ: | Gr: Muzâfların sonuna gelen -im, -in, -i, -imiz, -iniz, -leri gibi eklerdir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| İZAFİYYE : | Münasebet. Bağlı oluş. Alâkalılık. |
| İZAFAT : | (İzâfet. C.) İzafetler, isim takıları, isim tamlamaları. * Gr: Zincirleme isim tamlaması. |
| İZA : | Arabça kelimelerin başında kullanılırsa; birdenbire, bir de bakılır ki, gibi mânalara gelir. İsim cümlesinin evvelinde bulunur. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |