Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZEM: | Büyüklük. |
| İçerisinde 'İZEM' geçenler | |
| HÎZEM: | f. Yakacak odun. Yakıt olarak kullanılan odun. |
| HÎZEMKEŞ: | f. Odun yaran veya taşıyan köylü. |
| HÎZEMKEŞ: | f. Odun yaran veya taşıyan köylü. |
| KALİZEM: | Kuyu. * Suyu çok olan deniz. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZEN : | Gr: O halde, o takdirde, öyleyse. (Bak: Huruf-u nasibe) |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |