Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZEN: | Gr: O halde, o takdirde, öyleyse. (Bak: Huruf-u nasibe) |
| İçerisinde 'İZEN' geçenler | |
| ALİZENDE: | f. Çifteli at. |
| GÜRİZENDE: | (C: Gürizendegân) f. Kaçan, kaçıcı. |
| HÎZENDE: | f. Sıçrayıcı, fırlayıcı. |
| Mİ'ZENE (MİZENE): | Ezan okunacak yer. |
| PERVİZEN: | f. Elek, kalbur. |
| SİLİZEN: | f. Tokat vuran, şamar atan, döven. |
| TA'VİZEN: | Karşılık olarak, karşılık alınmak suretiyle. Gelecekte gelirinden kesilmek şartıyla. |
| TEMYİZEN: | Temyiz suretiyle. Temyiz yoluyla. Seçerek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZEM : | Büyüklük. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |