Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| İZZETLÛ: | Şeref ve itibar sahibi. Eskiden belirli bir mevki ve rütbe sahiblerine verilen ünvan. |
| İçerisinde 'İZZETLÛ' geçenler | |
| İçerisinde 'İZZETLÛ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| İZZET : | Bir kimse zelil iken kavi ve kudret sahibi olmak. Ziyâdelik ve üstünlük. * Değer, kıymet. Kuvvet. Muhterem ve mu'teber olmak. * Bulunmaz derecede az olan şey. |
| İZZ : | Kıymet. Değer. Güçlü oluş. Alikadir olmak. Kavi. Şerif. Azim. |
| İZ (İZİN) : | "Hem, vakt, yevm, hîn" gibi kelimelerden sonra ek olarak kullanılır. Meselâ: Hîneizin: O vakit ki. Yevmeizin: O gün ki, kelimelerinde olduğu gibi. * Mâzi fiillerinden evvel "iz" gelirse: İzküntü muallimen: Muallim olduğum zaman mânasına geliyor. (iz) Yazılmasa mânası, muallim idim olur. |