| Kelime | Anlam |
|---|
| ŞİFA: | Hastalıktan iyi olma, iyileşme. Hastalıktan kurtulma.(...Hastalık seni uyandırıncaya kadar sabra çalış ve hastalık vazifesini bitirdikten sonra Hâlik-ı Rahim inşaallah sana şifa verir. L.) |
| ŞİFA-İ ÂCİL: | Hastalıktan çabuk kurtulma. |
| ŞİFA-İ ŞERİF: | (Bak: Kadî İyaz) |
| ŞİFA-BAHŞ: | f. Şifa veren, iyilik veren, iyileştiren. |
| ŞİFAH: | (Şefe. C.) Dudaklar. |
| ŞİFAHANE: | f. Hastahane. |
| ŞİFAHEN: | Sözle, ağızdan. Konuşmak suretiyle. |
| ŞİFAHÎ: | Ağızdan, şifahen, sözlü. |
| ŞİFAHİYÂT: | Ağızdan söylenilen, şifahî olan, sözlü ifadeler. |
| ŞİFAKÂR: | f. Şifalı. Şifaya sebeb olan. |
| ŞİFANAPEZİR: | (Şifâ-nâpezir) f. Tedavi edilmez, şifa bulmaz, tedavi olmaz. |
| ŞİFAPEZİR: | f. İyileşebilir, şifa bulabilir, geçebilir. |
| ŞİFARESAN: | f. Şifaya erişen, hastalığı iyileşen. |
| ŞİFASAZ: | f. şifa veren, iyi eden. |
| ŞİFAYAB: | f. Şifa bulma, iyileşme. |
| ŞİFA-BAHŞ: | f. Şifa veren, iyilik veren, iyileştiren. |
| İçerisinde 'ŞİFA' geçenler |
|---|
| DÂR-ÜŞ ŞİFÂ: | Şifa yurdu, sağlık yurdu. * Tımarhâne. |
| İFADE-İ ŞİFAHİYYE: | Ağızdan söyleyerek, şifahî olarak ifade ederek. |
| ŞİFA-İ ÂCİL: | Hastalıktan çabuk kurtulma. |
| ŞİFA-İ ŞERİF: | (Bak: Kadî İyaz) |
| ŞİFA-BAHŞ: | f. Şifa veren, iyilik veren, iyileştiren. |
| ŞİFAH: | (Şefe. C.) Dudaklar. |
| ŞİFAHANE: | f. Hastahane. |
| ŞİFAHEN: | Sözle, ağızdan. Konuşmak suretiyle. |
| ŞİFAHÎ: | Ağızdan, şifahen, sözlü. |
| ŞİFAHİYÂT: | Ağızdan söylenilen, şifahî olan, sözlü ifadeler. |
| ŞİFAKÂR: | f. Şifalı. Şifaya sebeb olan. |
| ŞİFANAPEZİR: | (Şifâ-nâpezir) f. Tedavi edilmez, şifa bulmaz, tedavi olmaz. |
| ŞİFAPEZİR: | f. İyileşebilir, şifa bulabilir, geçebilir. |
| ŞİFARESAN: | f. Şifaya erişen, hastalığı iyileşen. |
| ŞİFASAZ: | f. şifa veren, iyi eden. |
| ŞİFAYAB: | f. Şifa bulma, iyileşme. |
| ŞİFA-BAHŞ: | f. Şifa veren, iyilik veren, iyileştiren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ŞİFA-İ ÂCİL : | Hastalıktan çabuk kurtulma. |
| ŞİARE : | (C.: Şeâyir) Hac amelleri. * Hac nişanları. İbadet için alem kılınan her nesne. |