Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞİRA: | Satın alma, satın alınma. |
| ŞİRA': | Yelken. Gemi yelkeni. |
| ŞİRAD (ŞÜRUD): | Dağılmak. Kaçmak. |
| ŞİRAK: | (C.: Şürük) Nalbant kayışı. |
| ŞİRAN: | f. (Şir. C.) Aslanlar. |
| ŞİRANE: | f. Aslanca, gazanferâne. |
| ŞİRAR: | Ateş kıvılcımları. Şerirler. Şerli kimseler. |
| ŞİRAT: | Neşter. |
| ŞİRAZ: | Süzülmüş yoğurt. |
| ŞİRAZE: | f. Kitap ciltlerinin iki ucuna konulan ve yaprakları muntazam tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. Pehlivan kispetinin paçası. Mc: Düzen, nizam, esas. |
| ŞİRAZE-BEND: | f. Şiraze bağlayan. Düzenleyen, tanzim eden, düzen veren. |
| ŞİRANE: | f. Aslanca, gazanferâne. |
| İçerisinde 'ŞİRA' geçenler | |
| BEY' U ŞİRÂ: | Alım-satım. Alış-veriş. |
| BEY' U ŞİRA: | Alım-satım. Alış-veriş. (Bak: Bey') |
| CÜMLE ŞİRÂN-I CİHÂN: | f. Cihânın bütün arslanları. |
| DÜRR-İ ŞİRAB: | İri, büyükçe inci. |
| HÂFIZ-I ŞİRAZÎ: | (Bak: Sa'd-ı Şirazî) |
| İNŞİRAH: | Ferahlanmak, mesrur olmak. |
| İNŞİRAH-I DERUN: | İç açılması, ferahlama. |
| İNŞİRAH SURESİ: | Kur'an-ı Kerimin 94. Suresidir. |
| İNŞİRAK: | Çatlama, yarılma, ayrılma. Yarık olma. Parlama. |
| İNŞİRAM: | Yarık yarık olma. |
| İNŞİRAS: | (Soğuktan dolayı) el çatlama. |
| MUAŞİRÂN: | (Muaşir. C.) Muaşirler. Birbirleriyle iyi geçinen kimseler. |
| MÜBEŞŞİRAT: | (Mübeşşir. C.) Hayırlı alâmetler. * Müjdeleyenler, hayırlı haber verenler. |
| MÜŞİRAN: | (Müşir. C.) Müşirler, mareşaller. |
| MÜŞİRANE: | f. Müşire yakışır surette. Mareşala has bir tavırla. |
| MUAŞİRÂN: | (Muaşir. C.) Muaşirler. Birbirleriyle iyi geçinen kimseler. |
| SA'Dİ-İ ŞİRAZÎ: | (Hicrî: 587-691) Şiraz'da doğdu. 30 yıl ilme, 30 yıl seyahate, 30 yıl da inzivada ibadetle çalıştı. En meşhur eserleri Bostan ve Gülistan adındaki ahlâkî ve imanî kitaplarıdır. |
| ŞİRA': | Yelken. Gemi yelkeni. |
| ŞİRAD (ŞÜRUD): | Dağılmak. * Kaçmak. |
| ŞİRAK: | (C.: Şürük) Nalbant kayışı. |
| ŞİRAN: | f. (Şir. C.) Aslanlar. |
| ŞİRANE: | f. Aslanca, gazanferâne. |
| ŞİRAR: | Ateş kıvılcımları. * Şerirler. Şerli kimseler. |
| ŞİRAT: | Neşter. |
| ŞİRAZ: | Süzülmüş yoğurt. |
| ŞİRAZE: | f. Kitap ciltlerinin iki ucuna konulan ve yaprakları muntazam tutan, ibrişimden örülmüş ince şerit. * Pehlivan kispetinin paçası. * Mc: Düzen, nizam, esas. |
| ŞİRAZE-BEND: | f. Şiraze bağlayan. * Düzenleyen, tanzim eden, düzen veren. |
| ŞİRANE: | f. Aslanca, gazanferâne. |
| TEBŞİRÂT: | (Tebşir. C.) Müjdelemeler, müjde vermeler. |
| TEBŞİRÂT: | (Tebşir. C.) Müjdelemeler, müjde vermeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞİRA' : | Yelken. Gemi yelkeni. |
| ŞİR : | f. Aslan. * Süt. |
| ŞİARE : | (C.: Şeâyir) Hac amelleri. * Hac nişanları. İbadet için alem kılınan her nesne. |