Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞAFE: | Ayakta çıkan ve dağlamayınca gitmeyen çıban. |
| İçerisinde 'ŞAFE' geçenler | |
| FEŞAFEŞ: | f. Hışıltı. * Atılan okun, havada giderken çıkardığı ses. |
| HAŞAFET: | Kin ve düşmanlık, haset ve adavet. |
| MÜŞAFEHAT: | (Müşafehe. C.) (Şefe. den) Konuşmalar, dudak dudağa yakından konuşmalar. |
| MÜŞAFEHE: | Yakından karşılıklı konuşmak, karşı karşıya konuşmak. |
| NÜŞAFE: | Sütü sağdıklarında üzerine gelen köpük. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞAFAK : | Tan zamanı. Güneş doğmağa yakın zaman veya güneş battıktan sonraki alaca karanlık. Gündüz. * Nahiye. Cânib. * Nasihat eden kimsenin "Nasihatım te'sir etsin, sözüm tutulsun" diye ıslah için gayret göstermesi. * Merhamet. * Harf. |
| ŞAAB : | Ayrılmak. * Yarmak. |