Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ŞAMÎ: Şam şehrinden olan, Şamlı.
Şam şehri ile alâkalı.
ŞAMİH(A): Ali şey, yüksek.
Mağrur, başını kaldırmış. Mütekebbir.
Tıb: Vücuddaki beyin ve kemik gibi yerlerdeki çıkıntılı, tümsek yerler.
ŞAMİL(E): Çevreleyen, içine alan, ihtivâ eden, kaplayan.
Çok şeye birden örtü ve zarf olan.
Fazla şeyleri veya kimseleri ilgilendiren.
İçerisinde 'ŞAMÎ' geçenler
AŞAMİDENÎ: f. İçilebilen veya yenilebilen.
İNAYET-İ ŞÂMİLE: f. Herkese ait umumi inayet ve yardım.
ŞAMİH(A): Ali şey, yüksek. * Mağrur, başını kaldırmış. Mütekebbir. * Tıb: Vücuddaki beyin ve kemik gibi yerlerdeki çıkıntılı, tümsek yerler.
ŞAMİL(E): Çevreleyen, içine alan, ihtivâ eden, kaplayan. * Çok şeye birden örtü ve zarf olan. * Fazla şeyleri veya kimseleri ilgilendiren.
Şİ'RA-ÜŞ ŞAMÎ: "Kelb-i Asgar" denilen burcun en parlak yıldızı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ŞAMİH(A) : Ali şey, yüksek. * Mağrur, başını kaldırmış. Mütekebbir. * Tıb: Vücuddaki beyin ve kemik gibi yerlerdeki çıkıntılı, tümsek yerler.
ŞAM : Akşam. Akşam yemeği. "Şe'm, şâm" Arapçada "sol" mânâsına gelir. "Yemen" sağ demek olduğundan Hicaz'a nisbetle sol taraftaki memleketlere Şam, sağ tarafdaki beldeye de Yemen ismi verilmiştir. * Suriye ve Lübnan memleketlerine de Şam denilmiştir. * Arabların Dımışk dedikleri şehrin adı. * Nuh'un (A.S.) oğullarından "Şam"ın nesli tarafından bu memleket mâmur edildiği için Şam denildiğini söyleyenler de vardır. (Kamus)
ŞAAB : Ayrılmak. * Yarmak.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...