Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞAMAR: | t. Tokat. Belâ, musibet. |
| ŞAMAR: | t. Tokat. Belâ, musibet. |
| İçerisinde 'ŞAMAR' geçenler | |
| İçerisinde 'ŞAMAR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞAMAT : | (şâme. C.) Vücuttaki benler. |
| ŞAM : | Akşam. Akşam yemeği. "Şe'm, şâm" Arapçada "sol" mânâsına gelir. "Yemen" sağ demek olduğundan Hicaz'a nisbetle sol taraftaki memleketlere Şam, sağ tarafdaki beldeye de Yemen ismi verilmiştir. * Suriye ve Lübnan memleketlerine de Şam denilmiştir. * Arabların Dımışk dedikleri şehrin adı. * Nuh'un (A.S.) oğullarından "Şam"ın nesli tarafından bu memleket mâmur edildiği için Şam denildiğini söyleyenler de vardır. (Kamus) |
| ŞAAB : | Ayrılmak. * Yarmak. |