Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ŞAZ: (Bak: şazz)
ŞAZELÎ: (Ebu Hasan Şazelî) Nureddin Ebu Hasan-ı Şazelî de denildiği gibi Ali bin Abdullah diye de anılmaktadır. Tunus'lu olup Şazeliye Tarikatı kurucusu olarak bilinir. Tasavvufî, ilmî bir çok eseri vardır. Tarikatının tekke ve zaviyesi yoktur. Hicri 654 yılında Mekke-i Mükerreme'ye giderken sahrada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh)
ŞAZİB: Vatanından başka bir tarafa giden kimse.
ŞAZİB: (C.: Şüzeb) Zayıf, ince belli davar.
Katı yer, sert arazi.
ŞAZİYYE: (C.: Şezâyâ) Kavis, yay.
Ağaç kıymığı gibi, bir şeyden kopmuş parça.
Kırılan kemikten meydana gelen parçalar.
İncik kemiği.
ŞAZZ: (Şâzze) Kaide hârici olan. Umumi nizamdan ayrılmış olan, müstesna bulunan.
ŞAZ: (Bak: Şazz)
İçerisinde 'ŞAZ' geçenler
EBU HASAN-I ŞAZELÎ: (Bak: şazelî)
EVŞAZ: Yardımcılar, tarafdarlar. Aşağılık ve ayak takımı olan kişiler. * Vücuttaki mafsallar, oynak yerler.
EBU HASAN-I ŞAZELÎ: (Bak: Şazelî)
İNŞAZ: Yükseltme.
PAŞAZÂDE: Paşa oğlu.
ŞAZELÎ: (Ebu Hasan Şazelî) Nureddin Ebu Hasan-ı Şazelî de denildiği gibi Ali bin Abdullah diye de anılmaktadır. Tunus'lu olup Şazeliye Tarikatı kurucusu olarak bilinir. Tasavvufî, ilmî bir çok eseri vardır. Tarikatının tekke ve zaviyesi yoktur. Hicri 654 yılında Mekke-i Mükerreme'ye giderken sahrada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh)
ŞAZİB: Vatanından başka bir tarafa giden kimse.
ŞAZİB: (C.: Şüzeb) Zayıf, ince belli davar. * Katı yer, sert arazi.
ŞAZİYYE: (C.: Şezâyâ) Kavis, yay. * Ağaç kıymığı gibi, bir şeyden kopmuş parça. * Kırılan kemikten meydana gelen parçalar. * İncik kemiği.
ŞAZZ: (Şâzze) Kaide hârici olan. Umumi nizamdan ayrılmış olan, müstesna bulunan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ŞAZELÎ : (Ebu Hasan Şazelî) Nureddin Ebu Hasan-ı Şazelî de denildiği gibi Ali bin Abdullah diye de anılmaktadır. Tunus'lu olup Şazeliye Tarikatı kurucusu olarak bilinir. Tasavvufî, ilmî bir çok eseri vardır. Tarikatının tekke ve zaviyesi yoktur. Hicri 654 yılında Mekke-i Mükerreme'ye giderken sahrada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh)
ŞAAB : Ayrılmak. * Yarmak.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...