Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞEBB: | Meşhur taş. Ateş yakmak. Cenk koparmak, kavga çıkarmak. |
| ŞEBBAKE: | (C.: şebâbik) Birbirine girmiş nesne. |
| ŞEBBE: | Genç kadın. |
| ŞEBBAKE: | (C.: Şebâbik) Birbirine girmiş nesne. |
| İçerisinde 'ŞEBB' geçenler | |
| EŞEBB: | Arasından geçmek mümkün olmayan ağacın sıklığı. |
| LAFZ-I MÜŞEBBİ': | Doyurucu, tatmin edici söz. |
| MÜŞEBBA': | Doymuş. * Tam renkli. |
| MÜŞEBBEH(E): | (şebeh. den) Benzetilen. |
| MÜŞEBBEHÜN-BİH: | Kendisine benzetilen. |
| MÜŞEBBEK: | (Şebek. den) Ağ ve kafes gibi örülmüş olan. Küçük tahta parçalarından yapılan oymalı kafes. |
| MÜŞEBBİ': | Tokluk verici, doyuran, doyurucu. |
| MÜŞEBBİH: | Benzeten, iltibas eden. |
| MÜŞEBBİHE: | Fls: İnsan biçiminde ilâh tasavvur edip suretlendiren bâtıl bir inanış. (Antropomorfizm) Mücessime de denir. (Bak: Teşbih) |
| MÜTEŞEBBEK: | (Şebk. den) Ağ gibi birbirine geçen. |
| MÜTEŞEBBİH: | Benzeyen, andıran. |
| MÜTEŞEBBİHÎN: | (Müteşebbih. C.) Benzeyenler, andıranlar. |
| MÜTEŞEBBİK: | Şebeke hâlinde olan, ağ gibi birbirine geçen. |
| MÜTEŞEBBİS: | Teşebbüs eden. Bir işe girişen. |
| MÜTEŞEBBİSÂNE: | f. Bir işe girişerek, teşebbüs suretiyle. |
| MÜTEŞEBBİSÎN: | (Müteşebbis. C.) Teşebbüs edenler, bir işe girişenler. |
| MÜTEŞEBBİSÂNE: | f. Bir işe girişerek, teşebbüs suretiyle. |
| MÜTEŞEBBİSÎN: | (Müteşebbis. C.) Teşebbüs edenler, bir işe girişenler. |
| ŞEBBAKE: | (C.: şebâbik) Birbirine girmiş nesne. |
| ŞEBBE: | Genç kadın. |
| ŞEBBAKE: | (C.: Şebâbik) Birbirine girmiş nesne. |
| TEŞEBBU': | Tok değilken kendini tok göstermek. |
| TEŞEBBÜB: | şap haline gelme, şaplaşma. |
| TEŞEBBÜH: | Benzemek, müşâbehet etmek. Zorla benzemeğe çalışmak. |
| TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB: | (Bak: Aristo) |
| TEŞEBBÜK: | (Şebeke. den) Ağ şeklini alma. Şebekeleşme. * Parmaklarını birbirine giriştirmek. |
| TEŞEBBÜS: | Bir işe girişmek. Bir işi ilk olarak teklif etmek. * Sağlam bir niyetle bir şeye başlamak. * El ile yapışıp bırakmamak. |
| TEŞEBBÜB: | Şap haline gelme, şaplaşma. |
| TEŞEBBÜH-Ü Bİ-L VÂCİB: | (Bak: Aristo) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞEBBAKE : | (C.: şebâbik) Birbirine girmiş nesne. |
| ŞEB : | f. Gece, karanlık. |
| ŞEA' : | Dağılıp parçalanmak. |