Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞEDDAD: | Kâfir. Çok eskiden Yemen'de Âd Kavminin hükümdarı Allah'a isyan ederek Cennet'e benzetmek iddiasiyle İrem bağını yaptırmış, bu bağdaki köşke girmeden kavmi ile yani taraftarlariyle birlikte gazaba uğramış, çarpılmış, yerin dibine geçmiştir. (Bak: Enaniyet) |
| ŞEDDADANE: | f. şeddad gibi, ona benzer surette, zâlimce. |
| ŞEDDADÎ: | Çok büyük ve sağlam yapı. |
| ŞEDDADANE: | f. Şeddad gibi, ona benzer surette, zâlimce. |
| İçerisinde 'ŞEDDAD' geçenler | |
| ŞEDDADANE: | f. şeddad gibi, ona benzer surette, zâlimce. |
| ŞEDDADÎ: | Çok büyük ve sağlam yapı. |
| ŞEDDADANE: | f. Şeddad gibi, ona benzer surette, zâlimce. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞEDDADANE : | f. şeddad gibi, ona benzer surette, zâlimce. |
| ŞEDD : | Sıkı bağlama, sıkı bağlanma, sıkma. * Tasvir. |
| ŞEDAİD : | (Şedâyid) Afât. Meşakkatli haller. Şiddetli musibetler. |
| ŞEA' : | Dağılıp parçalanmak. |