| Kelime | Anlam |
|---|
| ŞEHA: | f. Ey pâdişah! Ey şâh. |
| ŞEHAB: | (Bak: şihab) |
| ŞEHAB: | Su ile karışmış süt. |
| ŞEHACİR: | Rahm. |
| ŞEHADET: | (Bak: şahadet) |
| ŞEHADETNÂME: | (Bak: şahadetname) |
| ŞEHAMET: | Akıl ve zekâ ile beraber olan yiğitlik. Kahramanlık. Cür'et. Bahadırlık. Tez anlayışlı olmak. |
| ŞEHAMETLÛ: | Tar: İran Şahları hakkında ünvan olarak kullanılan bir tâbir idi. |
| ŞEHAMET: | Yağlılık, semizlik, besililik. |
| ŞEHAV: | Açmak, feth. |
| ŞEHAZAN: | Karnı aç olan kimse. |
| ŞEHA: | f. Ey pâdişah! Ey şâh. |
| ŞEHADET: | (Bak: Şahadet) |
| ŞEHADETNÂME: | (Bak: Şahadetname) |
| ŞEHAV: | Açmak, feth. |
| İçerisinde 'ŞEHA' geçenler |
|---|
| ÂLİM-ÜL-GAYB VE-Ş-ŞEHÂDE: | Görüleni ve görülmeyeni bilen. Allah. |
| FERŞEHA: | İki ayak arasını açmak. |
| GIBB-EŞ ŞEHÂDE: | Şâhitlikten sonra. |
| KELİME-İ ŞEHÂDET: | şehâdet ifâdesini hülâsa eden (Eşhedü en Lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluh) cümlesi. |
| KELİME-İ ŞEHÂDET: | Şehâdet ifâdesini hülâsa eden (Eşhedü en Lâ ilâhe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluh) cümlesi. |
| LÂŞEHÂR: | f. Leş yiyen. |
| LÂŞEHÂR: | f. Leş yiyen. |
| MERDUD-ÜŞ ŞEHÂDET: | Şahitlikleri kabul edilmiyenler. * Fâsık, yani devamlı günah işleyenler, yalan söyleyenler, müslümanları aldatan kimseler merdud-üş şehâdettir. |
| MÜKÂŞEHA: | Husumet etmek, düşmanlık yapmak. |
| MERDUD-ÜŞ ŞEHÂDET: | Şahitlikleri kabul edilmiyenler. * Fâsık, yani devamlı günah işleyenler, yalan söyleyenler, müslümanları aldatan kimseler merdud-üş şehâdettir. |
| REŞEHAT: | (Reşha. C.) Reşhalar, damlalar, sızıntılar. |
| REŞEHAT: | (Reşha. C.) Reşhalar, damlalar, sızıntılar. |
| ŞEHAB: | (Bak: şihab) |
| ŞEHAB: | Su ile karışmış süt. |
| ŞEHACİR: | Rahm. |
| ŞEHADET: | (Bak: şahadet) |
| ŞEHADETNÂME: | (Bak: şahadetname) |
| ŞEHAMET: | Akıl ve zekâ ile beraber olan yiğitlik. Kahramanlık. Cür'et. Bahadırlık. * Tez anlayışlı olmak. |
| ŞEHAMETLÛ: | Tar: İran Şahları hakkında ünvan olarak kullanılan bir tâbir idi. |
| ŞEHAMET: | Yağlılık, semizlik, besililik. |
| ŞEHAV: | Açmak, feth. |
| ŞEHAZAN: | Karnı aç olan kimse. |
| ŞEHD-İ ŞEHADET: | İmanın, şehadetin verdiği saadet, tatlılık ve huzur. Şehadet balı. |
| ŞİŞEHANE: | Şişe yapılan yer. |
| ŞEHADET: | (Bak: Şahadet) |
| ŞEHADETNÂME: | (Bak: Şahadetname) |
| ŞEHAV: | Açmak, feth. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ŞEHAB : | (Bak: şihab) |
| ŞEA' : | Dağılıp parçalanmak. |