Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞERARAT: | Şerareler, kıvılcımlar. |
| ŞERARAT-I NEYYİRANE: | f. Parlak kıvılcımlar, ışık saçan şerareler. Mc: İslâmiyetin kuvvet ve hakkaniyetinden gelen parlaklık. |
| İçerisinde 'ŞERARAT' geçenler | |
| ŞERARAT-I NEYYİRANE: | f. Parlak kıvılcımlar, ışık saçan şerareler. * Mc: İslâmiyetin kuvvet ve hakkaniyetinden gelen parlaklık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞERARAT-I NEYYİRANE : | f. Parlak kıvılcımlar, ışık saçan şerareler. * Mc: İslâmiyetin kuvvet ve hakkaniyetinden gelen parlaklık. |
| ŞERAR : | (Bak: şerare) |
| ŞERAFEDDİN : | (Aslı: Şerefüd din'dir) Dinin şerefi. |
| ŞER' : | Emir ve nehy gibi hükümleri vaz' etmek. * Bir işe başlamak. * Dalmak. * Girmek. * Zâhir etmek, göstermek. * Cenab-ı Hakk'ın emri. Âyet, hadis, icma-i ümmetle ve kıyas-ı fukaha ile sâbit olan dinin temelleri, şeriat. (Bak: Şeriat) |
| ŞEA' : | Dağılıp parçalanmak. |