Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ŞEVK: Diken.
Birinin hiddet ve şevketi görünmek.
Ekin.
ŞEVK: Çok istek, şiddetli arzu.
Neş'e.
Bir şeyi bir yere şeye sağlamca bağlama.
Memnun. Şâduman. (Bak: Himmet, Şavk)
ŞEVK-İ TENZİLÎ: Kur'an-ı Kerim'in ilk önceki mânâsıyla Sahabelere verdiği sevgi ve iştiyak. Kur'an-ı Kerim'in tenzil mertebesindeki mânâsının verdiği şevk. İlâhî bir makamdan inmenin verdiği şevk.
ŞEVK-ÂLUD: f. şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli.
ŞEVK-ÂVER: f. Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren.
ŞEVK-BAHŞ: f. şevk veren, şevklendiren.
Meşhur bir çeşit lâle.
ŞEVK-EFZÂ: f. şevklendiren, neşe artıran.
ŞEVKERAN: Baldıran otu.
ŞEVKET: Kudret ve kuvvetten doğma haşmet. Padişaha mahsus heybet ve saltanat.
Diken. Diken batmak.
ŞEVKETLÛ: Tar: Padişahlar hakkında kullanılmış bir tâbir olup, azamet ve heybet sahibi mânalarına gelir.
ŞEVKÎ: Neşe ve şevk ile alâkalı.
ŞEVKİSTAN: f. Dikenlik.
ŞEVK U İŞTİYAK: Şevk ve arzu. Şevk ve iştiyak.
ŞEVK: Diken.
Birinin hiddet ve şevketi görünmek.
Ekin.
ŞEVK-ÂLUD: f. Şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli.
ŞEVK-ÂVER: f. Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren.
ŞEVK-BAHŞ: f. Şevk veren, şevklendiren.
Meşhur bir çeşit lâle.
ŞEVK-EFZÂ: f. Şevklendiren, neşe artıran.
İçerisinde 'ŞEVK' geçenler
ŞEVK-İ TENZİLÎ: Kur'an-ı Kerim'in ilk önceki mânâsıyla Sahabelere verdiği sevgi ve iştiyak. Kur'an-ı Kerim'in tenzil mertebesindeki mânâsının verdiği şevk. İlâhî bir makamdan inmenin verdiği şevk.
ŞEVK-ÂLUD: f. şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli.
ŞEVK-ÂVER: f. Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren.
ŞEVK-BAHŞ: f. şevk veren, şevklendiren. * Meşhur bir çeşit lâle.
ŞEVK-EFZÂ: f. şevklendiren, neşe artıran.
ŞEVKERAN: Baldıran otu.
ŞEVKET: Kudret ve kuvvetten doğma haşmet. Padişaha mahsus heybet ve saltanat. * Diken. Diken batmak.
ŞEVKETLÛ: Tar: Padişahlar hakkında kullanılmış bir tâbir olup, azamet ve heybet sahibi mânalarına gelir.
ŞEVKÎ: Neşe ve şevk ile alâkalı.
ŞEVKİSTAN: f. Dikenlik.
ŞEVK U İŞTİYAK: Şevk ve arzu. Şevk ve iştiyak.
ŞEVK-ÂLUD: f. Şevkli, neşeli, sevinçli, keyifli.
ŞEVK-ÂVER: f. Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren.
ŞEVK-BAHŞ: f. Şevk veren, şevklendiren. * Meşhur bir çeşit lâle.
ŞEVK-EFZÂ: f. Şevklendiren, neşe artıran.
YEVM-İ ŞEVK: Şaban-ı Şerifin otuzuncu günü. Ramazan olması zannedilip ancak hilâl görülmedikçe oruç tutulması münasib olmayan gün.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ŞEVK-İ TENZİLÎ : Kur'an-ı Kerim'in ilk önceki mânâsıyla Sahabelere verdiği sevgi ve iştiyak. Kur'an-ı Kerim'in tenzil mertebesindeki mânâsının verdiği şevk. İlâhî bir makamdan inmenin verdiği şevk.
ŞEV : f. Gece. Leyl.
ŞEA' : Dağılıp parçalanmak.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...