Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞIN: | Kur'an alfabesinin onüçüncü harfi olup, ebcedî değeri 300'dür. |
| ŞİN: | (Bak: Şeyn) |
| ŞİN: | Çok nikâhlı kimse. Huruf-u mu'cemeden bir harf. |
| ŞİNAH: | f. Suda yüzme. |
| ŞİNAK: | (C.: Eşnâk) Sivri başlı kimse. Kırba bağladıkları ip. Başı büyük olan at. Kuş tuzağı. |
| ŞİNAR: | f. Suda yüzme. |
| ŞİNAR: | Ayıp. Hayâ, utanma, âr. |
| ŞİNAS: | f. Tanıyan, bilen, anlayan. Tarih-şinas $ : f. Tarihten anlayan, tarih bilen. |
| ŞİNAS: | Uzun, tavil. |
| ŞİNAVER: | f. Suda yüzen. Yüzgeç. |
| ŞİNEV: | f. İşiten, dinleyen. |
| ŞİNİD: | İşitme. Duyma. |
| ŞİNİDE: | f. İşitilmiş. Duyulmuş. |
| ŞİNİK: | On litre su alabilen teneke kutu kadar olan mahsul ölçüsü. Yarım gaz tenekesi. (Isparta havalisine mahsus hububat ölçüsü) |
| ŞİNVAY: | Kulağın işitmesi. |
| ŞİNAS (-): | f. Tanıyan, bilen, anlayan. Tarih-şinas f. Tarihten anlayan, tarih bilen. |
| İçerisinde 'ŞIN' geçenler | |
| AB-ŞİNAS: | f. Sudan anlıyan. * Gemi kılavuzu. |
| AHTER-ŞİNAS: | f. Yıldız ilmi ile uğraşan. Müneccim. |
| ASÛDE-NİŞİN: | f. Rahatça oturan. İstirahat eden. |
| AŞİNA: | f. Mâlumatlı, haberli olan. Arif. Bilgili. Mâlik. Tanıdık. Yabancı olmayan. * Yüzücü. |
| AŞİNE: | f. Yumurta. |
| ATEŞÎN: | f. Ateşli, canlı, ateşten. * Mc: Şiddetli, hiddetli. |
| AVŞİN: | f. Kekik otu. |
| BALANİŞİN: | f. Üstte, yukarıda oturan. |
| BASTÂN-ŞİNÂS: | f. Geçmiş zaman, tarih. |
| BEHİŞT-NİŞİN: | f. Cennette oturan. |
| BESÂRE-NİŞİN: | f. Sofada oturan, uşak, hâdim, hizmetçi. |
| BİŞİNG: | f. Balyoz. Kazma. Küskü. Burgu. |
| BESÂRE-NİŞİN: | f. Sofada oturan, uşak, hâdim, hizmetçi. |
| BEHİŞT-NİŞİN: | f. Cennette oturan. |
| BASTÂN-ŞİNÂS: | f. Geçmiş zaman, tarih. |
| CANİŞİN: | Birinin yerine geçen, birinin yerine vekâlet eden. Vekil. |
| CAY-NİŞİN: | f. Yer tutan. Birinin yerine geçen. |
| DAKAİK-AŞİNA: | f. İlmî incelikleri bilen, anlaşılması ve tefhimi müşkül, yüksek ve ince ilmî mes'elelere vâkıf olan. |
| DAKİKA-ŞİNAS: | İnce işleri ve nükteleri anlayan, bir işin incelikleriyle uğraşabilen. |
| DEMŞİNAS: | f. Hikmetli davranan, akıllı. |
| DERD-AŞİNA: | f. Dert görmüş, mihnet görmüş kişi. |
| DİL-NİŞİN: | f.Gönlüde yer tutan. Lâtif, hoş. |
| DÜŞİN(E): | f. Dün gece. |
| ERİKE-NİŞİN: | f. Tahtta oturan. |
| EVRENG-NİŞİN: | f. Tahtta oturan, hükümdar. |
| ERİKE-NİŞİN: | f. Tahtta oturan. |
| EVRENG-NİŞİN: | f. Tahtta oturan, hükümdar. |
| ÇEŞM-AŞİNA: | f. Göz aşinalığı olan, tanıdık. |
| GAYB-AŞİNA: | f. Gaybı bilen. Gaybdan haberi olan. Gelecekten veya âhiretten haberi olan. |
| GEHVARE-NİŞİN: | f. Beşikteki çocuk. |
| GEVHER-NİŞİN: | f. Cevherlerle süslenmiş. |
| GEVHER-ŞİNAS: | f. Cevherden anlıyan, cevherci, kuyumcu. |
| GUŞE-NİŞİN: | f. Köşeye çekilen, münzevi, insanlardan uzaklaşan. |
| GEHVARE-NİŞİN: | f. Beşikteki çocuk. |
| HÂB-I NUŞİN: | Tatlı uyku. |
| HADD-NA-ŞİNAS: | f. Haddini bilmez. |
| HAKİKAT-ŞİNAS: | f. Hakikatı doğru tanıyan, bilen. Hakikata imân eden. |
| HAKİKAT-ŞİNASÂNE: | f. Gerçeği, hakikatı tanıyana yakışacak surette. |
| HAKK-ŞİNAS: | f. Hakka riayet eden. Hakkı tanıyan. Hak ile amel eden. |
| HÂK-NİŞİN: | f. Dilenci, sâil, fakir. |
| HÂK-NİŞİNÎ: | f. Dilencilik, yoksulluk, fakirlik, sefâlet. |
| HAL-AŞİNA: | f. Hâl ve durumdan anlayan. |
| HALVETNİŞİN: | Yalnız başına bir yere çekilip ibadetle meşgul olanlar. |
| HARABENİŞİN: | f. Viranelerde, harabelerde oturan. |
| HARF-AŞİNA: | Harfleri birbirinden ayırdedebilen. * Mc: Sözden anlayan. |
| HAŞEM-NİŞİN: | f. Göçebe. |
| HAŞİN: | Kırıcı, kalb kırıcı. Sert, katı. |
| HAŞİN: | Korkak, korkan. |
| HAŞİN: | Kokmuş tuluk. |
| HATIR-NİŞİN: | f. Akılda kalan, hatırda kalan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞİNAH : | f. Suda yüzme. |
| ŞİARE : | (C.: Şeâyir) Hac amelleri. * Hac nişanları. İbadet için alem kılınan her nesne. |