Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞUH: | f. Şen ve hareketlerinde serbest olan. Nazlı, işveli. Açık saçık, hayasız. Oynak. |
| ŞUH: | (Şıh) Bahil, cimri, hasis kimse. |
| ŞUHA: | Karın ağrısı. |
| ŞUHH (ŞIHH): | Bahillik. |
| ŞUH-MEŞREB: | f. Açık meşrebli, şen ve neşeli. |
| ŞUHUD: | (Bak: şühud) |
| ŞUHUM: | (Şahm. C.) Yağlar, içyağlar. |
| ŞUHUR: | (Bak: şühur) |
| ŞUHUD: | (Bak: Şühud) |
| ŞUHUR: | (Bak: Şühur) |
| İçerisinde 'ŞUH' geçenler | |
| ÂLEM-İ ŞUHUD: | Bilip keşfedilen, görür gibi bilinen âlem. Görünen âlem. Dünya. Kâinat. |
| ASHÂB-I ŞUHÛD: | (Bak: Ehl-i Şuhûd) |
| ÂLEM-İ ŞUHUD: | Bilip keşfedilen, görür gibi bilinen âlem. Görünen âlem. Dünya. Kâinat. |
| DERECE-İ ŞUHUD: | İmanı ve mânevi hakikatları, mânevi terakki yoluyla görmek seviyesinde olan iman mertebesi. |
| EHL-İ ŞUHUD: | f. Kâinatta tevhid delillerini aynen seyreden, İlâhi ve gizli sırlarını Hakkın izni ile gören şuhud ehli. Veli. * Görecek derecede kat'i kanaat sâhibi olan enbiyâ ve evliyalar. |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti.(...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | Şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti. (...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| MAZİ-İ ŞUHUDÎ: | Gözle görünen veya görmüş gibi bilinen bir şeyi anlatan fiil sigası, kipi. "Nuri geldi" gibi. |
| NAZAR-I ŞUHUD: | Şâhidlerin, şehâdet edenlerin görmesi ve tetkikleri. |
| NÜŞUH: | Az miktar su. |
| NÜŞUH: | Az miktar su. |
| ŞUHA: | Karın ağrısı. |
| ŞUHH (ŞIHH): | Bahillik. |
| ŞUH-MEŞREB: | f. Açık meşrebli, şen ve neşeli. |
| ŞUHUD: | (Bak: şühud) |
| ŞUHUM: | (Şahm. C.) Yağlar, içyağlar. |
| ŞUHUR: | (Bak: şühur) |
| ŞUHUD: | (Bak: Şühud) |
| ŞUHUR: | (Bak: Şühur) |
| TEREŞŞUH: | (C.: Tereşşuhât) Terlemek, sızmak. Sızıntı. Sızıntı meydana çıkmak. |
| TEREŞŞUHÂT: | (Tereşşuh. C.) Terlemeler, sızmalar, sızıntı yapmalar. * Kulaktan gelme haberler. |
| TEVEŞŞUH: | (C.: Teveşşuhât) Süslenme, takıp takıştırma. * Kadın gerdanlığını takma. |
| TEVHİD-İ ŞUHUD: | Her nereye bakılırsa Allah'ın birliğini anlamak, hissetmek. * Görüş birliği. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞUHA : | Karın ağrısı. |
| ŞUA' : | Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri. |