Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ŞURE: | f. Çorak, tuzlu, verimsiz toprak. |
| ŞURE: | Heyet. |
| ŞUREZAR: | Çorak yerler, verimsiz araziler. |
| ŞURE: | f. Çorak, tuzlu, verimsiz toprak. |
| ŞUREZAR: | Çorak yerler, verimsiz araziler. |
| İçerisinde 'ŞURE' geçenler | |
| AŞURE: | (Aşurâ) Arabi aylardan olan Muharrem ayının onuncu günü. Aynı günde çeşitli hububat ve kuruyemişler katılarak yapılan tatlı. |
| BÂŞÛRE: | (C.: Bevâşir) Yeni yetişmiş, turfanda olan nesne. |
| İSTİ'DAD-ŞURE: | f. Verimsiz istidad. Çorak yerin kabiliyeti. |
| MEBŞURE: | Yüzü ve vücudu güzel yaratılmış kadın. |
| ŞUREZAR: | Çorak yerler, verimsiz araziler. |
| ŞUREZAR: | Çorak yerler, verimsiz araziler. |
| ZEMİN-İ ŞURE: | Çorak yer. |
| ZEMİN-İ ŞURE: | Çorak yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ŞUREZAR : | Çorak yerler, verimsiz araziler. |
| ŞUR : | f. Tuzlu, kekremsi. * şamata, gürültü. |
| ŞUA' : | Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri. |