Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| A'LA: | Daha iyi. Pek iyi. En yüksek. Ziyâde ve mürtefi olan. |
| A'LÂ-YI İLLİYYÎN: | Cennette en yüksek derece. Cenâb-ı Hakkın indinde en iyilerin ve kâmillerin derecesi.(Bak o zat öyle bir maksad, öyle bir gâye için saadet isteyip duâ ediyor ki: İnsanı ve bütün mahlukatı, esfel-i safilin olan fenâ-i mutlaka sukuttan, kıymetsizlikten, fâidesizlikten, abesiyetten a'lâ-yı illiyyîn olan kıymete, bekaya, ulvi vazifeye, mektubât-ı samedaniye olması derecesine çıkarıyor. M.N.) |
| A'LÂ SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in seksenyedinci suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| A'LA-D DERECAT: | Derecelerin en alâsı, en yükseği. |
| A'LAL: | (İllet. C.) Hastalıklar, marazlar, illetler. Sebepler. |
| A'LAM: | (Alem. C.) Alemler. Alâmetler. İzler. Nişanlar. Bayraklar. Büyük âlimler. Büyük dağlar. |
| A'LÂ-YI İLLİYYÎN: | (Bak: A'lâ) |
| İçerisinde 'A'LA' geçenler | |
| İçerisinde 'A'LA' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| Eklerden ayıklanmış sonuç bulamadık | |