Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
AŞŞ: Zayıf adam.
Az, kalil.
Kuş yuvası.
AŞŞAB: (Aşşeb. den) Nebatları, bitkileri toplayarak ve misallerini kurutarak her biri üzerinde ilmî incelemeler yapan âlim.
AŞŞAR: A'şar tahsildarlığı yapmış olan kimse. Öşürcü, ondalıkçı.
AŞŞE: Yaprağı uzun ve ince olan hurma ağacı.
Zayıf vücutlu, uzun boylu kadın.
İçerisinde 'AŞŞ' geçenler
AŞŞAB: (Aşşeb. den) Nebatları, bitkileri toplayarak ve misallerini kurutarak her biri üzerinde ilmî incelemeler yapan âlim.
AŞŞAR: A'şar tahsildarlığı yapmış olan kimse. Öşürcü, ondalıkçı.
AŞŞE: Yaprağı uzun ve ince olan hurma ağacı. * Zayıf vücutlu, uzun boylu kadın.
GAŞŞ: Örtmek, setretmek.
GAŞŞ: Hâin.
GAŞŞ: Örtmek, setretmek.
HAŞŞ: Kat'etmek, kesmek. * Toplamak, cem'etmek. * Davara ot vermek. * Ateş yakmak.
HAŞŞ: Girmek, dühul etmek.
HAŞŞAB: Ağaçtan anlayan. * Ağaç satan.
HAŞŞAK: Bir nehir ismi.
HAŞŞAŞ: Esrar, eroin gibi uyuşturucu maddeler kullanan. Esrarcı, esrar içen.
HAŞŞ: Kat'etmek, kesmek. * Toplamak, cem'etmek. * Davara ot vermek. * Ateş yakmak.
HAŞŞAK: Bir nehir ismi.
KAŞŞ: Yaranın iyileşmesi. * Hasta iyi olmak. * Evmek.
MAHAŞŞE: Kıç, dübür, makad.
MİHAŞŞ(E): Ot biçtikleri âlet. Orak ve tırpan. * Ot koydukları kap.
MUAŞŞER: (Aşr. dan) Onlu, onluk. On kısma bölünmüş. * Edb: Onar mısralık bendlerden teşekkül eden manzumeler.
MUAŞŞEŞ: Ağaçlarında kuş yuvası çok olan yer.
MUAŞŞİR: (Aşr. dan) Ondalıkçı. Öşürcü. Aşar memuru.
MUGAŞŞÎ: (Gaşy. den) Bayıltıcı, bayıltan.
MUHAŞŞA: Hâşiye yazılmış. Tahşiye olunmuş.
MUHAŞŞEM: Sarhoş, mest.
MUHAŞŞİ: Hâşiye yazan. Hâşiyeliyen.
MUHAŞŞİ': Kibirli bir kimsenin kibir ve gururunu kıran.
MUHAŞŞÎ: (Haşyet. den) Korkutan, ürküten.
MUHAŞŞİD: Tahşideden. Bir yere toplayan.
MUHAŞŞİM: Keskinliği dolayısıyla sarhoş edici şey.
MUHAŞŞİN: Öfkelendiren, kızdıran. Gücendiren.
MUKAŞŞER: (Kışr. dan) Kabuğu soyulmuş.
MUVAŞŞAH: (Vişâh. dan) Süslenmiş, süslü.
MÜTEAŞŞIK: Âşık olan, taaşşuk eden, çok seven.
MÜTEGAŞŞİ: (Gaşy. dan) Kendinden geçen, gaşyolan. * Bürünen, örtünen.
MÜTEGAŞŞİM: Galebe eden.
MÜTEHAŞŞİ: Korkan, irkilen. Hürmet ile korkup çekinen.
MÜTEHAŞŞİ': (Huşu'. dan) Kendini alçak tutan, alçakgönüllü, mütevâzi.
MÜTEHAŞŞİB: (Haşeb. den) Odunlaşan, odunlaşmış.
MÜTEHAŞŞİD(E): (C.: Mütehaşşidîn) Yardım için koşuşup toplanan, biriken, yığılan.
MÜTEHAŞŞİDÎN: (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar.
MÜTEHAŞŞİN: Sertlik gösteren, kabalaşan.
MÜTEKAŞŞİ': (Kaş'. den) Balgam çıkaran hasta. * Balgam söktüren ilâç.
MÜTEMAŞŞİT: Saçını sakalını tarayan.
MÜTEVAŞŞİH: Süslenen, takınan.
MUHAŞŞEM: Sarhoş, mest.
MUHAŞŞÎ: (Haşyet. den) Korkutan, ürküten.
MUVAŞŞAH: (Vişâh. dan) Süslenmiş, süslü.
MÜTEHAŞŞİDÎN: (Mütehaşşid. C.) Birikenler, toplananlar.
MÜTEMAŞŞİT: Saçını sakalını tarayan.
TAAŞŞUK: Âşık olmak. Çok fazla derecede sevgi beslemek.
TAGAŞŞİ: (Gışâ. dan) Bürünmek, örtünmek.
TAHAŞŞİ: (Haşyet. eden) Korkmak. Çekinmek. Ürpermek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AŞŞAB : (Aşşeb. den) Nebatları, bitkileri toplayarak ve misallerini kurutarak her biri üzerinde ilmî incelemeler yapan âlim.
AŞ : f. Muharrem ayında pişirilen aşure. * Yemek, taam.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...