Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AŞU: | Kör olmak. Görmemek. Mc: Görmemezlikten gelmek. |
| AŞÛB: | f. Karıştırıcı, karıştıran mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. |
| AŞÛB-ENGİZ: | f. Karışıklığa medar olan, kargaşalığa sebebiyet veren. |
| AŞÛB-GÂH: | f. Gürültülü patırtılı yer. Kargaşalık ve karışıklık yeri. |
| AŞUG: | f. Bilinmiyen, meçhul, yabancı. Serseri. |
| AŞUM: | Bir ot cinsi. |
| AŞURE: | (Aşurâ) Arabi aylardan olan Muharrem ayının onuncu günü. Aynı günde çeşitli hububat ve kuruyemişler katılarak yapılan tatlı. |
| AŞU: | Kör olmak. Görmemek. Mc: Görmemezlikten gelmek. |
| AŞUM: | Bir ot cinsi. |
| İçerisinde 'AŞU' geçenler | |
| AŞÛB: | f. Karıştırıcı, karıştıran mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. |
| AŞÛB-ENGİZ: | f. Karışıklığa medar olan, kargaşalığa sebebiyet veren. |
| AŞÛB-GÂH: | f. Gürültülü patırtılı yer. Kargaşalık ve karışıklık yeri. |
| AŞUG: | f. Bilinmiyen, meçhul, yabancı. * Serseri. |
| AŞUM: | Bir ot cinsi. |
| AŞURE: | (Aşurâ) Arabi aylardan olan Muharrem ayının onuncu günü. Aynı günde çeşitli hububat ve kuruyemişler katılarak yapılan tatlı. |
| AŞUM: | Bir ot cinsi. |
| BÂŞÛRE: | (C.: Bevâşir) Yeni yetişmiş, turfanda olan nesne. |
| DİL-AŞUB: | f. Kalbi sıkan, yüreğe sıkıntı veren, gönle eza veren. * Kalbi meftun eden güzel. |
| GAŞUM: | Zâlim, gaddar. * Muannid, inatçı. |
| HAŞUR: | Her malın değerini bilip aldanmayan tâcir. |
| HAŞUŞ: | Abdesthane, helâ, tuvalet. |
| HIRED-ÂŞUB: | f. Akıl dağıtan. |
| HAŞUŞ: | Abdesthane, helâ, tuvalet. |
| KAŞUR: | (C.: Kaşurât) Yarış atlarının en sonra geleni. |
| ŞEHR-AŞUB: | Şehri karıştıran, kargaşalık yapan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AŞÛB : | f. Karıştırıcı, karıştıran mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. |
| AŞ : | f. Muharrem ayında pişirilen aşure. * Yemek, taam. |