Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
AB: f. Su.
Mc : Yağmur.
Letâfet, güzellik.
İtibar.
Irz, nâmus.
Vakar.
Cilâ.
Keskinlik.
AB-I ÂBİSTENÎ: Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur.
Gebeliğe sebep olan su, meni.
AB-I ADÂLET: Doğruluğun ve adaletin feyz ve bereketi.
AB-I BÂDE-RENG: Kanlı göz yaşı.
AB-I BESTE: Buz.
Mc : Billur, sırça.
AB-I CİĞER: Ciğer suyu.
Göz yaşı.
AB-I ÇEŞM: Göz yaşı.
AB-I DEHÂN: Ağız suyu, salya.
AB-I HAYAT: Kan. Ebedî hayata sebep olan hayat suyu (diye tâbir edilen) bu kelime, edebiyatta : "çok güzel ifâde, lâtif söz, parlaklık, letâfet" mânalarında geçer.
Tas : Aşk-ı hakiki, aşk-ı ilâhi, ilm-i ledün, mârifetullah'tan kinayedir. Âb-ı Hızır, âb-ı hayvan, âb-ı beka gibi isimlerle de söylenir.
AB-I HUFTE: Durgun su.
Buz.
Billur.
Kınında bulunan kılınç.
AB-I HURDENÎ: İçme suyu. İçilir su.
AB-I KEVSER: Kevser âb-ı hayatı. Kevser letâfeti.
AB-I LEZİZ: Leziz, tatlı su.
AB-I MUSAFFÂ: Temizlenmiş, tasfiye edilmiş su. Saf su.
AB-I REVAN: Akar su.
Kalpteki ferahlık.
AB-I RÛY: Yüz suyu, şeref, haysiyet, nâmus.
AB-I ŞOR: Acı su.
Göz yaşı.
AB-I YAH: Buzlu, soğuk su.
AB-I ZEN: f. Küçük havuz.
Su birikintisi.
Yumuşak, lâtif sözlerle hatır alan ve bu manâda emir. (Bak : Avzen)
AB: Kusur, ayıp, noksanlık.
ABA': Kaba, ahmak kişi.
ABA: Ekseriyetle yünden yapılmış, bol giyimli bir libas, elbise. (Peygamber Efendimiz de (A.S.M.) bu libası giyerlerdi.)
ÂBÂ: (Eb. C.) Babalar, pederler.
Mc : Mürşidler, ileri gelenler.
ÂBÂ VE ECDÂD: Analar, babalar, dedeler.
AB'AB: Taze civanlık.
İbrişim halı.
Dağ tekesi.
Yumuşak yünden yapılan kisve.
ÂBAB: Otu bol olan yerler, çayırlar, otlaklar, mer'alar.
ABAB: (Abb) Suyu nefes almadan içmek.
Işık, nur, ziyâ.
AB'ÂB: Uzun boylu kimse.
Güzel huylu ve sabırlı adam.
ABAD: Ebedler. Sonsuz gelecek zamanlar.
ABAD: f. Mâmur, şen.
Çok dolu.
ABADAN: f. Mâmur, şen. İmâr edilmiş.
ABADÎ: Bayındırlık, mâmurluk, şenlik.
İmar edilmiş olan.
Hindistan'ın Devlet-âbad şehrinde ipekden yapılmış bir yazı kağıdı.
ABÂDİLE: Abdullah isimliler.
ABÂDİLE-İ SEB'A: Meşhur olan yedi Abdullah isimli sahabe-i kiram (R.A.) (Abdullah İbn-i Abbas, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Mes'ud, Abdullah İbn-i Ravâha, Abdullah İbn-i Selam, Abdullah bin Amr bin As, Abdullah bin ebi Evfâ (R.A.) (Asr-ı saadette Abdullah ismiyle anılan ikiyüz yirmi sahabe-i kiram hazerâtı vardı.)
ABAJUR: Fr. Lamba siperi.
ABAK: İcab etmek. Lâzım olmak.
Yapışmak.
ABAKİYE: Lâzım olmak.
Yapışmak.
Zahmet.
ÂBAL: Develer.
ABAL: Dağ kili.
ABALET: Ağırlık.
ABA: Kule.
ABAM: şişman kimse.
ABA-PUŞ: f. Aba giyen, derviş.
Fakir.
ÂBAR: (Bi'r. C.) Kuyular. Su kuyuları.
f. Hesap defteri.
ABAT: Koltuk altları.
ABB: Işık, nur, ziya.
Güzelleşme.
ABBAS: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâmın amcalarındandır ve Mekke'nin fethinde Müslüman olmuştur.
Arslan, gazanfer.
ABBASÎ: Resul-i Ekrem'in (A. S.M.) amcası Hz. Abbas'ın neslinden gelen veya aynı sülâleden gelenlerin kurdukları devlete mensup olan.
AB-BERİN: f. Akarsu ve şelâle kenarlarında suyun tazyikle akmasından meydana gelen içi oyuk kovuk.
AB-CAME: f. Su kabı.
İçerisinde 'AB' geçenler
AB-I ÂBİSTENÎ: Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur. * Gebeliğe sebep olan su, meni.
AB-I ADÂLET: Doğruluğun ve adaletin feyz ve bereketi.
AB-I BÂDE-RENG: Kanlı göz yaşı.
AB-I BESTE: Buz. * Mc : Billur, sırça.
AB-I CİĞER: Ciğer suyu. * Göz yaşı.
AB-I ÇEŞM: Göz yaşı.
AB-I DEHÂN: Ağız suyu, salya.
AB-I HAYAT: Kan. Ebedî hayata sebep olan hayat suyu (diye tâbir edilen) bu kelime, edebiyatta : "çok güzel ifâde, lâtif söz, parlaklık, letâfet" mânalarında geçer. * Tas : Aşk-ı hakiki, aşk-ı ilâhi, ilm-i ledün, mârifetullah'tan kinayedir. Âb-ı Hızır, âb-ı hayvan, âb-ı beka gibi isimlerle de söylenir.
AB-I HUFTE: Durgun su. * Buz. * Billur. * Kınında bulunan kılınç.
AB-I HURDENÎ: İçme suyu. İçilir su.
AB-I KEVSER: Kevser âb-ı hayatı. Kevser letâfeti.
AB-I LEZİZ: Leziz, tatlı su.
AB-I MUSAFFÂ: Temizlenmiş, tasfiye edilmiş su. Saf su.
AB-I REVAN: Akar su. * Kalpteki ferahlık.
AB-I RÛY: Yüz suyu, şeref, haysiyet, nâmus.
AB-I ŞOR: Acı su. * Göz yaşı.
AB-I YAH: Buzlu, soğuk su.
AB-I ZEN: f. Küçük havuz. * Su birikintisi. * Yumuşak, lâtif sözlerle hatır alan ve bu manâda emir. (Bak : Avzen)
ABA': Kaba, ahmak kişi.
ABA: Ekseriyetle yünden yapılmış, bol giyimli bir libas, elbise. (Peygamber Efendimiz de (A.S.M.) bu libası giyerlerdi.)
ÂBÂ: (Eb. C.) Babalar, pederler. * Mc : Mürşidler, ileri gelenler.
ÂBÂ VE ECDÂD: Analar, babalar, dedeler.
AB'AB: Taze civanlık. * İbrişim halı. * Dağ tekesi. * Yumuşak yünden yapılan kisve.
ÂBAB: Otu bol olan yerler, çayırlar, otlaklar, mer'alar.
ABAB: (Abb) Suyu nefes almadan içmek. * Işık, nur, ziyâ.
AB'ÂB: Uzun boylu kimse. * Güzel huylu ve sabırlı adam.
ABAD: Ebedler. Sonsuz gelecek zamanlar.
ABAD: f. Mâmur, şen. * Çok dolu.
ABADAN: f. Mâmur, şen. İmâr edilmiş.
ABADÎ: Bayındırlık, mâmurluk, şenlik. * İmar edilmiş olan. * Hindistan'ın Devlet-âbad şehrinde ipekden yapılmış bir yazı kağıdı.
ABÂDİLE: Abdullah isimliler.
ABÂDİLE-İ SEB'A: Meşhur olan yedi Abdullah isimli sahabe-i kiram (R.A.) (Abdullah İbn-i Abbas, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Mes'ud, Abdullah İbn-i Ravâha, Abdullah İbn-i Selam, Abdullah bin Amr bin As, Abdullah bin ebi Evfâ (R.A.) (Asr-ı saadette Abdullah ismiyle anılan ikiyüz yirmi sahabe-i kiram hazerâtı vardı.)
ABAJUR: Fr. Lamba siperi.
ABAK: İcab etmek. Lâzım olmak. * Yapışmak.
ABAKİYE: Lâzım olmak. * Yapışmak. * Zahmet.
ÂBAL: Develer.
ABAL: Dağ kili.
ABALET: Ağırlık.
ABA: Kule.
ABAM: şişman kimse.
ABA-PUŞ: f. Aba giyen, derviş. * Fakir.
ÂBAR: (Bi'r. C.) Kuyular. Su kuyuları. * f. Hesap defteri.
ABAT: Koltuk altları.
ABB: Işık, nur, ziya. * Güzelleşme.
ABBAS: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâmın amcalarındandır ve Mekke'nin fethinde Müslüman olmuştur. * Arslan, gazanfer.
ABBASÎ: Resul-i Ekrem'in (A. S.M.) amcası Hz. Abbas'ın neslinden gelen veya aynı sülâleden gelenlerin kurdukları devlete mensup olan.
AB-BERİN: f. Akarsu ve şelâle kenarlarında suyun tazyikle akmasından meydana gelen içi oyuk kovuk.
AB-CAME: f. Su kabı.
AB-ÇERA: f. Kahvaltı.
ABD: Kul, köle, Allah'ın kulu. Mahluk, insan. Hizmetçi. (Hür'ün zıddı). "Abd kelimesi Allah'ın bazı isimleriyle birleştirilerek erkek isimleri meydana getirilir. Abdullah (Allah'ın kulu). Abdulbâki (Ebedi olan Allah'ın kulu) gibi. Bu isimleri taşıyan insanlar buna lâyık olmaya çalışmalıdırlar."
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AB-I ÂBİSTENÎ : Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur. * Gebeliğe sebep olan su, meni.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...