Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ABİS: | Asık suratlı, ekşi yüzlü kimse. Arslan. |
| ABİS: | Alaycı, saygısız. |
| ABİS: | Denizlerdeki dokuzbin metreyi geçen derinlikler. |
| ABÎSE: | (C: Abayis) Tarhana. |
| ABİST: | f. Gebe, hâmile. |
| ABİSTEN: | f. Gizli, gizleme. Gebe. Dişilik. |
| ABİSTENÎ: | f. Hâmilelik, gebelik. |
| İçerisinde 'ABİS' geçenler | |
| AB-I ÂBİSTENÎ: | Nebatların beslenip büyümesi için zaruri olan su ve yağmur. * Gebeliğe sebep olan su, meni. |
| ABÎSE: | (C: Abayis) Tarhana. |
| ABİST: | f. Gebe, hâmile. |
| ABİSTEN: | f. Gizli, gizleme. * Gebe. * Dişilik. |
| ABİSTENÎ: | f. Hâmilelik, gebelik. |
| ARABİSTAN: | f. Arap ülkesi. Arapların yaşadığı ülke. |
| AVABİS: | Müdhiş, çetin günler. * Yüzü abûs kimseler. |
| BESERE-İ HABİSE: | Çıktığı yeri kangren eden ve adına da kara kabarcık denen öldürücü bir hastalık. |
| DEBABİS: | (Debbus. C.) Topuzlar. |
| ERVAH-I HABİSE: | Habis, kötü ruhlar. Allah'a isyan eden, itaati sevmeyen anarşist ruhlar. |
| GABÎSE: | Keş ile karıştırılmış yağ. |
| HABİS: | Bağışlanan şey. Mukabilinde bir ücret istenmeyen şey. Parasız olarak verilen nesne. |
| HABÎS: | (Hubs. dan) Fesadcı. Hilekâr. Alçak tabiatlı. Kötü. Pis. |
| HABİS: | Hapseden. Tutan. Hapishâneye atan. |
| HABİS(A): | Un helvası. |
| HABİSTAN: | f. Yatakhane, yatak odası. |
| HULABİS: | İnce ses. |
| HUNABİS(E): | Arslan. * Zâlim ve kötü kimse. |
| KABİS: | Hızlı giden at. Süratli at. |
| KABİS: | Yusuf Aleyhisselâm'ın rüyasında gördüğü yıldızlardan birisi. |
| KABİSA: | Parmak ucuyla yenen şey. |
| KABİSE: | Üveyik kuşu. |
| KÂBİSE: | Ucu üstüne eğri ve kıvrık olan burun. |
| KERABİS: | (Kirbâs. C.) Kumaşlar. Bezler. |
| LABİS: | Giyinmiş. Giyen. |
| MAHABİS: | (Mahbes. C.) Ceza evleri, zindanlar. Hapishaneler. |
| MAHABİS: | (Mahbus. C.) Hapsedilmişler, mahbuslar. Bir yere kapatılmış olanlar. |
| MELABİS: | Elbiseler. Giyecek şeyler. |
| MÜLABİS: | (Lebs. den) Münasebet kuran. Yakınlık gösteren. Bir kimse ile aşırı ahbaplık eden. * Karışan. |
| SERABİSTAN: | f. Serap yeri. (Fâni, bekasız dünyadan kinayedir.) |
| TABİSTAN: | f. Yaz mevsimi. |
| YABİS: | Kuru. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ABÎSE : | (C: Abayis) Tarhana. |
| ABÎ : | f. Ayva. * Suda yaşayan ve suda meydana gelen. * Çok mâvi. |
| AB : | f. Su. * Mc : Yağmur. * Letâfet, güzellik. * İtibar. * Irz, nâmus. * Vakar. * Cilâ. *Keskinlik. |