| Kelime | Anlam |
|---|
| ABİY: | Kısmet, nasib, |
| ABİYE: | Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın. |
| İçerisinde 'ABİY' geçenler |
|---|
| ABİYE: | Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın. |
| ANÂSIR-I HİSABİYYE: | Mat : Bir hesabı yapmak için gerekli olan mâlûmatlar. |
| ARABİYYAT: | (Arabiyyet. C.) Arapçaya dâir ilimler, kitab veya fikirler. Arap edebiyatı. |
| ARABİYYET: | Arapça ile ilgili olan (İlim, fikir veya kitap). Arap edebiyatı. |
| ASABİYY-ÜL-MİZAC: | Yaradılışça sinirli olan kimse. Yaradılışı itibâriyle asabi, hırçın, öfkeli olan. |
| ASABİYYET: | Sinirlilik. Fart-ı gayret. İmân ve İslâmiyeti, kendi akrabasını, vatanını, din veya milliyetini müdâfaa etmek gayreti. Hamiyyet. |
| ASABİYYET-İ CAHİLİYYE: | İslâmiyetten evvelki câhiliyyet asabiyyeti. Menfi milliyet. Irkçılık, yani, aşırı derecede kendi kavim ve kabilesini koruma ve iltizam gayreti.(Asabiyyet-i cahiliyye, birbirine tesanüd edip yardım eden gaflet, dalâlet, riya ve zulmetten mürekkeb bir mâcundur. Bunun için menfi milliyetçiler, milliyeti mâbud ittihaz ediyorlar. Hamiyyet-i İslâmiyye ise, nur-u imândan in'ikâs edip dalgalanan bir ziyadır. M.N.) |
| ASABİYET-İ KAVMİYE: | Vatanperverlik. Menfi milliyetçilik, Asabiyet-i câhiliye, asabiyet-i milliye, asabiyet-i nev'iyye gibi tabirler de aynı mânayı ifâde eder. (Bak: Asabiyet-i Câhiliyye). |
| ASABİYYETEN: | Asabi olarak. Sâde kendi milliyetini, soyunu sevmekle. |
| CABİYE: | (C.: Cevâbi) Cemaat. * İçinde su toplanan büyük havuz. * Şam diyarında bir şehir adı. |
| CÜMLE-İ ASABİYE: | Tıb: Sinir sistemi. |
| EMRAZ-I ASABİYE: | Sinir hastalıkları. |
| FIKARÂT-I RAKABİYE: | Tıb: Boyun omurları. |
| GABİYY: | Zekâsı az olan. Geri zekâlı. |
| GUDDE-İ LUÂBİYE: | Tükrük bezi. |
| HABİYE: | (C: Havâbi) Küp. * Küçük havuz. * Kuyu. |
| HARABİYET: | (Harabî) Yıkılma. Yıkılış. Parçalanıp dağılış. Zillet ve sefalet içinde |
| HITABİYYE: | Rafizî taifesinden bir bölük cemaat. |
| HİTABİYYAT: | Hitabolunarak söylenen sözler. |
| İHTİLACAT-I ASABİYE: | Asabî çarpıntılar. |
| İHTİSABİYYE: | İhtisaba (belediyeye) ait vergi. |
| İKNAİYYAT-I HİTABİYYE: | Kelâm ilmine ait bir ıstılahtır. Zannî olan aklî delil demektir. Bürhanın aşağı mertebesidir. Aklı, muhalif fikirlerle karışmamış ve bürhanı anlayamayacak kimseler için kullanılır. İsbattan çok ikna vasfı taşır. |
| KASSABİYYE: | Hayvan kesme ücreti, kasaplık ücreti. |
| KUVVE-İ SEBUİYE-İ GADABİYE: | Zararlı şeyleri def'e sevkeden his ve kuvvet. |
| MEVALİD-İ TÜRABİYE: | Topraktaki mevâlid. Mâdenler, nebatlar. |
| MUHAKEME-İ GIYABİYE: | Dâvâcılardan biri veya her ikisi de bulunmadıkları hâlde mahkemece verilen karar. |
| MUSABİYET: | Bir hastalığa tutulma. Bir musibete giriftar olma. |
| MÜTEGABİYANE: | f. Ahmakçasına, eblehçesine. |
| PERDE-İ TÜRABİYE: | Toprak perdesi, yer yüzü. |
| RABİYE: | (C.: Revâbi) Yüce, yüksek yer. |
| SABİYY: | (C.: Sıbye-Sıbyan) Oğlan. * Meyl ve muhabbet eden kimse. |
| SABİYYE: | Büluğa ermemiş veya memeden kesilmemiş kız çocuk. |
| SAHABİYE: | Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı sağ iken görmüş olan ve mü'mine olarak vefat etmiş bulunan kadın müslüman. (Bak: Ashab) |
| ŞAGRABİYYE: | (C.: Şegârib) Ayak bağlamak. |
| ŞEBABİYET: | Gençlik, tazelik. Yiğitlik. Civanlık. |
| ŞÜRABİYE: | f. Bir şeye bakmak için boyun uzatmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ABİYE : | Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın. |
| ABÎ : | f. Ayva. * Suda yaşayan ve suda meydana gelen. * Çok mâvi. |
| AB : | f. Su. * Mc : Yağmur. * Letâfet, güzellik. * İtibar. * Irz, nâmus. * Vakar. * Cilâ. *Keskinlik. |