Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ABİYE: Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın.
İçerisinde 'ABİYE' geçenler
ASABİYET-İ KAVMİYE: Vatanperverlik. Menfi milliyetçilik, Asabiyet-i câhiliye, asabiyet-i milliye, asabiyet-i nev'iyye gibi tabirler de aynı mânayı ifâde eder. (Bak: Asabiyet-i Câhiliyye).
CABİYE: (C.: Cevâbi) Cemaat. * İçinde su toplanan büyük havuz. * Şam diyarında bir şehir adı.
CÜMLE-İ ASABİYE: Tıb: Sinir sistemi.
EMRAZ-I ASABİYE: Sinir hastalıkları.
FIKARÂT-I RAKABİYE: Tıb: Boyun omurları.
GUDDE-İ LUÂBİYE: Tükrük bezi.
HABİYE: (C: Havâbi) Küp. * Küçük havuz. * Kuyu.
HARABİYET: (Harabî) Yıkılma. Yıkılış. Parçalanıp dağılış. Zillet ve sefalet içinde
İHTİLACAT-I ASABİYE: Asabî çarpıntılar.
KUVVE-İ SEBUİYE-İ GADABİYE: Zararlı şeyleri def'e sevkeden his ve kuvvet.
MEVALİD-İ TÜRABİYE: Topraktaki mevâlid. Mâdenler, nebatlar.
MUHAKEME-İ GIYABİYE: Dâvâcılardan biri veya her ikisi de bulunmadıkları hâlde mahkemece verilen karar.
MUSABİYET: Bir hastalığa tutulma. Bir musibete giriftar olma.
PERDE-İ TÜRABİYE: Toprak perdesi, yer yüzü.
RABİYE: (C.: Revâbi) Yüce, yüksek yer.
SAHABİYE: Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı sağ iken görmüş olan ve mü'mine olarak vefat etmiş bulunan kadın müslüman. (Bak: Ashab)
ŞEBABİYET: Gençlik, tazelik. Yiğitlik. Civanlık.
ŞÜRABİYE: f. Bir şeye bakmak için boyun uzatmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ABİY : Kısmet, nasib,
ABIK : Sebebsiz olarak sahibi yanından kaçan köle.* Civa. (Hg)
AB : f. Su. * Mc : Yağmur. * Letâfet, güzellik. * İtibar. * Irz, nâmus. * Vakar. * Cilâ. *Keskinlik.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...