| Kelime | Anlam |
|---|
| ABİYE: | Örtü ile yüzünü örten, utangaç kız veya kadın. |
| İçerisinde 'ABİYE' geçenler |
|---|
| ASABİYET-İ KAVMİYE: | Vatanperverlik. Menfi milliyetçilik, Asabiyet-i câhiliye, asabiyet-i milliye, asabiyet-i nev'iyye gibi tabirler de aynı mânayı ifâde eder. (Bak: Asabiyet-i Câhiliyye). |
| CABİYE: | (C.: Cevâbi) Cemaat. * İçinde su toplanan büyük havuz. * Şam diyarında bir şehir adı. |
| CÜMLE-İ ASABİYE: | Tıb: Sinir sistemi. |
| EMRAZ-I ASABİYE: | Sinir hastalıkları. |
| FIKARÂT-I RAKABİYE: | Tıb: Boyun omurları. |
| GUDDE-İ LUÂBİYE: | Tükrük bezi. |
| HABİYE: | (C: Havâbi) Küp. * Küçük havuz. * Kuyu. |
| HARABİYET: | (Harabî) Yıkılma. Yıkılış. Parçalanıp dağılış. Zillet ve sefalet içinde |
| İHTİLACAT-I ASABİYE: | Asabî çarpıntılar. |
| KUVVE-İ SEBUİYE-İ GADABİYE: | Zararlı şeyleri def'e sevkeden his ve kuvvet. |
| MEVALİD-İ TÜRABİYE: | Topraktaki mevâlid. Mâdenler, nebatlar. |
| MUHAKEME-İ GIYABİYE: | Dâvâcılardan biri veya her ikisi de bulunmadıkları hâlde mahkemece verilen karar. |
| MUSABİYET: | Bir hastalığa tutulma. Bir musibete giriftar olma. |
| PERDE-İ TÜRABİYE: | Toprak perdesi, yer yüzü. |
| RABİYE: | (C.: Revâbi) Yüce, yüksek yer. |
| SAHABİYE: | Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmı sağ iken görmüş olan ve mü'mine olarak vefat etmiş bulunan kadın müslüman. (Bak: Ashab) |
| ŞEBABİYET: | Gençlik, tazelik. Yiğitlik. Civanlık. |
| ŞÜRABİYE: | f. Bir şeye bakmak için boyun uzatmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ABİY : | Kısmet, nasib, |
| ABÎ : | f. Ayva. * Suda yaşayan ve suda meydana gelen. * Çok mâvi. |
| AB : | f. Su. * Mc : Yağmur. * Letâfet, güzellik. * İtibar. * Irz, nâmus. * Vakar. * Cilâ. *Keskinlik. |