Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ACÎBE: | Alışılmış surette olmayan. Çok hârika. Acib ve garip, hayret verici, şaşılacak şey. |
| ACİBE-İ HİLKAT: | Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi) |
| İçerisinde 'ACÎBE' geçenler | |
| ACİBE-İ HİLKAT: | Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi) |
| HÂCİBEYN: | İki kaş. |
| RACİBE: | (C.: Revâcib) Parmağın el ayasına bitişik olan boğumu. |
| VÂCİBE: | Yapılıp yerine getirilmesi vâcib derecesinde lüzumlu olan şey. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ACİBE-İ HİLKAT : | Her zaman yaratılan şekilden farklı olarak yaratılmış olan. (Meselâ: Normalinden çok fazla büyük cüsseli veya üç ayaklı olmak gibi) |
| ACÎB : | Şaşılan ve hayret uyandıran şey. Benzeri görülmeyen. Garib. Taaccüb olunan şey. |
| AC : | Fildişi. * Dolu kap. |