| Kelime | Anlam |
|---|
| ACİR: | Elindekini başkasına kiralayan. Kiraya veren. |
| İçerisinde 'ACİR' geçenler |
|---|
| DACİR: | Gamkin ve gönlü dar kimse. * Bağırgan dişi deve. * Kederlenmek, hüzünlenmek muztarib olmak. |
| DEYACİR: | (Deycür. C.) Karanlıklar, zulümatlar. |
| FACİR: | Haktan sapan. Haram ve günaha dalmış kötü insan. Günah işleyen. (Bak: Fecir) |
| FACİRE: | Kötü hayata alışmış, ahlâksız kadın. Günahkâr. |
| HACİR: | Hicret eden. Bir yerden bire yere göçen. * Sayıklıyan. |
| HACİRE: | (C.: Hâcirât) Terbiye sınırlarına sığmayan kötü söz ve hezeyan. * (C.: Hevâcir) Günün en sıcak anları. |
| HACİRÎ: | Yapıcı, kurucu. |
| HADACİR: | Sırtlan. |
| HEVACİR: | (Hâcire. C.) Günlerin en sıcak olan anları. * Göçenler, göç yapanlar, hicret edenler. * (Hücr. C.) Hezeler, hezeyanlar, boş ve mânasız sözler. |
| İSKÂN-I MUHACİRÎN: | Göçmenleri yerleştirme. |
| MAHACİR: | (Mahcer. C.) Göz çukurları. |
| MAZACİR: | (Mazcer. C.) Gönül daralacak ve sıkıntılı yerler. |
| MEŞACİR: | (Meşcer ve Meşcere ve Meşcire. C.) Koruluklar, ağaçlık yerler. |
| MUHACİR: | Göç eden, bir memleketten kalkıp, başka bir yere yerleşen. * Mc: Allah'ın yasak ettiğinden uzaklaşan. |
| MUHACİRÎN: | Göç edenler, hicret edenler. İslâmiyetin ilk zuhurunda İslâm olanlardan Mekke'den Medine'ye hicret eden sahâbeler. (Bak: Ensar) |
| MÜŞACİR: | Sözle nizâ eden, kavga eden. |
| MÜTEŞACİR: | (C.: Müteşâcirin) Birbirlerine sopayla, ağaçla vuran. |
| MÜTEŞACİRÂNE: | f. Birbirlerine sopayla vururcasına. |
| MÜTEŞACİRÎN: | (Müteşacir. C.) Birbirlerine ağaçla, sopayla vuranlar. |
| MÜTEŞACİRÂNE: | f. Birbirlerine sopayla vururcasına. |
| NACİR: | Ağaçlarda yaprak saplarının dibindeki filiz. |
| SACİR: | Selin gelip su ile doldurduğu yer. |
| ŞACİR: | Ayak altında ızdırap çekmek. |
| ŞEHACİR: | Rahm. |
| TACİR: | Ticaret yapan, ticaretle uğraşan. |
| ZACİR(E): | Mâni olan, alıkoyan, yasak eden. Zecreden. Zorlayan. |
| ZEVACİR: | (Zâcire. C.) Yasak edenler, men'edenler, önleyenler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ACÎB : | Şaşılan ve hayret uyandıran şey. Benzeri görülmeyen. Garib. Taaccüb olunan şey. |
| AC : | Fildişi. * Dolu kap. |