Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ADİD: | Ağaç kesmek. |
| ADİD: | Kesilmiş ağaç. Tepesine el yetişen hurma ağacı. |
| ADİD: | (Adide) Çok. Bir çok sayı. Çok şeyler. Müteaddid. Birinin dengi. |
| ADİD: | Hasım. Arkadaş. Isırma. Bir ısırımlık lokma. (Bak: Adûd) |
| İçerisinde 'ADİD' geçenler | |
| AHADİD: | Sopa ve kamçı gibi şeylerin vücudda bıraktığı izler. (Bak: Uhdud) |
| EBADİD: | Müteferrik, dağınık. |
| EFRAD-I ADÎDE: | Çok kalabalık fertler. |
| EHADİD: | (Bak: Ahadid) |
| ENADİD: | Perişan, saçılmış, dağılmış, pejmürde şeyler. Perakende. |
| HABNADİDE: | (Hâb-nâdide) f. Büluğa ermemiş çocuk. Erginlik çağına gelmemiş erkek veya kız. |
| HADİD: | Demir, çelik. Sert, kavi olan. * Çabuk kavrayışlı, keskin, öfkeli, hiddetli, titiz. * Hudut ve sınır komşusu. |
| HADİD-ÜL BASAR: | Gözü keskin. |
| HADİD-ÜL MİZÂC: | Öfkeli, çabuk kızan. |
| HADİD-ÜN NAZAR: | Görüşü keskin olan. |
| HADİD SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 57. suresi. |
| HADÎD: | Dağ eteği. * İçinde yağmur suyu biriken alçak çukur. * Arz, yer, dünya. |
| HAYADİD: | (Haydud. C.) Haydutlar, eşkiyalar. |
| KADÎD: | Kurutulmuş et. * Pek zayıf, kuru ve çelimsiz insan. * Etleri dökülmüş olup yalnız kemikten ibaret olan gövde. İskelet. |
| MÜTEADİD: | Birbirine kuvvet veren, omuz omuza veren. |
| NADİD: | Salkımları sık olan üzüm veya muz. * İçi doldurulmuş yastık, minder, şilte gibi şeyler. |
| SADİD: | Tıb: Yaradan akan sarı su. İrin. |
| SADİDEL: | Yaprağı katmerli olan gül. |
| SANADİD: | Bahadır ve şeci' olanlar. Kahramanlar. İleri gelenler, reisler, padişahlar. |
| SANADİD-İ KUREYŞ: | Kureyş'in ileri gelenleri, seraskerleri, büyükleri. |
| SAYADİD: | Belâ. * Zahmet, meşakkat. |
| SEYF-İ HADİD: | Keskin kılıç. |
| SANADİD-İ KUREYŞ: | Kureyş'in ileri gelenleri, seraskerleri, büyükleri. |
| TELYİN-İ HADİD: | Demirin yumuşatılması. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ÂDÎ : | Üstünlük farkı olmayan. Kıymetsiz. * Her zamanki. * Âd kavmine âid. |
| AD : | İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet. |