Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ADES: (C. Adâs) Mercimek.
ADESE: Mercimek.
Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.
ADESE-İ AYNİYYE: Gözleme merceği.
ADESE-İ MÜTEKARİB: Yakınlaştıran mercek.
ADESÎ: Mercimeğe benziyen şey.
İçerisinde 'ADES' geçenler
ADESE: Mercimek. * Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.
ADESE-İ AYNİYYE: Gözleme merceği.
ADESE-İ MÜTEKARİB: Yakınlaştıran mercek.
ADESÎ: Mercimeğe benziyen şey.
AZM-İ ADESÎ: Tıb: Mercimek kemiği.
BÂLÂDEST: f. Galip, eli üstün.
BÂLÂDESTÎ: f. El üstünlüğü, galibiyet. * Zulüm.
HADES: Yeni olmak. Eskiden olmayıp sonradan görülmek. * Taze. Yiğit. Genç. * Fık: Abdest almayı icabettiren hal. Bazı ibadetlerin yapılmasına mâni olan ve necaset-i hükmiye sayılan hal. * Pislik.
HADES-İ ASGAR: Fık: Taharet-i suğra ile, yani yalnız abdest ile giden taharetsizlik hali. Bevletmek, kan gelmek sebebi ile hasıl olan hades gibi.
HADES-İ EKBER: Fık: Taharet-i kübra ile, yani gusül abdesti ile giderilen taharetsizlik halidir.
HADES: (Hads) Sür'atle idrak etmek. Zan ve tahmin eylemek. Fikrini, re'yini bildirmek. Bir sözün mâna ve mefhumunda, bir hususun vaz' ve üslubunda başka tarz tasavvur eylemek. (Bak: Hads)
HADESAN: Şanssızlık, kısmetsizlik, talihsizlik. * Kaza.
HADESAT: (Hades. C.) Hadesler. Pislikler. (Bak: Hades)
MİRADES: (C: Merâdis) Kuyu içinde su var mıdır diye bilmek için bıraktıkları taş. * El değirmeni.
MUHADESE: (Hadis. den) Konuşma. Birbirine hikâye söyleme.
MUHADEŞE: Tırmalama. Sıkıntı ve zahmet verme.
MÜNADESE: Taan edişmek, çekiştirmek.
MÜRADESE: Taş atmak.
PİŞADEST: f. Peşin para ile alış veriş. * İşçiye, çalıştıktan sonra verilen para.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ADESE : Mercimek. * Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.
ÂDE : Âdet kelimesinin arabca terkiblerdeki kısalmış şekli. Meselâ: Harikulâde, alelâde, fevkalâde.
AD : İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...