| Kelime | Anlam |
|---|
| ADES: | (C. Adâs) Mercimek. |
| ADESE: | Mercimek. Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı. |
| ADESE-İ AYNİYYE: | Gözleme merceği. |
| ADESE-İ MÜTEKARİB: | Yakınlaştıran mercek. |
| ADESÎ: | Mercimeğe benziyen şey. |
| İçerisinde 'ADES' geçenler |
|---|
| ADESE: | Mercimek. * Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı. |
| ADESE-İ AYNİYYE: | Gözleme merceği. |
| ADESE-İ MÜTEKARİB: | Yakınlaştıran mercek. |
| ADESÎ: | Mercimeğe benziyen şey. |
| AZM-İ ADESÎ: | Tıb: Mercimek kemiği. |
| BÂLÂDEST: | f. Galip, eli üstün. |
| BÂLÂDESTÎ: | f. El üstünlüğü, galibiyet. * Zulüm. |
| HADES: | Yeni olmak. Eskiden olmayıp sonradan görülmek. * Taze. Yiğit. Genç. * Fık: Abdest almayı icabettiren hal. Bazı ibadetlerin yapılmasına mâni olan ve necaset-i hükmiye sayılan hal. * Pislik. |
| HADES-İ ASGAR: | Fık: Taharet-i suğra ile, yani yalnız abdest ile giden taharetsizlik hali. Bevletmek, kan gelmek sebebi ile hasıl olan hades gibi. |
| HADES-İ EKBER: | Fık: Taharet-i kübra ile, yani gusül abdesti ile giderilen taharetsizlik halidir. |
| HADES: | (Hads) Sür'atle idrak etmek. Zan ve tahmin eylemek. Fikrini, re'yini bildirmek. Bir sözün mâna ve mefhumunda, bir hususun vaz' ve üslubunda başka tarz tasavvur eylemek. (Bak: Hads) |
| HADESAN: | Şanssızlık, kısmetsizlik, talihsizlik. * Kaza. |
| HADESAT: | (Hades. C.) Hadesler. Pislikler. (Bak: Hades) |
| MİRADES: | (C: Merâdis) Kuyu içinde su var mıdır diye bilmek için bıraktıkları taş. * El değirmeni. |
| MUHADESE: | (Hadis. den) Konuşma. Birbirine hikâye söyleme. |
| MÜNADESE: | Taan edişmek, çekiştirmek. |
| MÜRADESE: | Taş atmak. |
| PİŞADEST: | f. Peşin para ile alış veriş. * İşçiye, çalıştıktan sonra verilen para. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ADESE : | Mercimek. * Mercek. Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı. |
| ÂDE : | Âdet kelimesinin arabca terkiblerdeki kısalmış şekli. Meselâ: Harikulâde, alelâde, fevkalâde. |
| AD : | İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet. |