Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
ADL: Hakkaniyet. Adâlet üzere oluş. Cevr ve zulüm etmeyip nefislerde ve akıllarda istikameti kaim ve mâlum olan emir ve hâleti icra etmek. Doğruluk.
Her şeyi yerli yerince yapmak, beraber etmek.
Meyletmek. (Bak: Adâlet)(Hem istidâd lisanıyla, ihtiyac-ı fıtri lisanıyla, ıztırar lisanıyla sual edilen ve istenilen herşeye daimi cevap vermek; nihayet derecede bir adl ü hikmeti gösteriyor. S.)
ADL-PENAH: Adâletin barındığı yer, adâlete sığınan kimse.
ADL: Mâni olmak. Men etmek.
ADLA': (Azla') (Dıl'. C.) Kaburgalar.
Mat : Geometrik şekillerin kenarları, sayı kökleri.
ADLÎ: Adâlete mensup, adâletle alâkalı, ilgili.
Sultan II. Bayezid'in şiirlerinde kullandığı mahlası.
ADLİYE: Mahkeme. Muhakeme işleriyle uğraşan daire. (Adliyede, adalet hakikatı ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki; İmam-ı Ali (RA), hilafeti zamanında bir yahudi ile beraber mahkemede oturup, muhakeme olmuşlar. Ş.)
İçerisinde 'ADL' geçenler
ADL-PENAH: Adâletin barındığı yer, adâlete sığınan kimse.
ADLA': (Azla') (Dıl'. C.) Kaburgalar. * Mat : Geometrik şekillerin kenarları, sayı kökleri.
ADLÎ: Adâlete mensup, adâletle alâkalı, ilgili.* Sultan II. Bayezid'in şiirlerinde kullandığı mahlası.
ADLİYE: Mahkeme. Muhakeme işleriyle uğraşan daire. (Adliyede, adalet hakikatı ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki; İmam-ı Ali (RA), hilafeti zamanında bir yahudi ile beraber mahkemede oturup, muhakeme olmuşlar. Ş.)
AHKÂM-I ADLİYE: Adaletle alâkalı hükümler, emirler. * Adliye nezaretinin eski ismi.
DİVAN-I AHKÂM-I ADLİYE: Huk: Kanunlara göre, bakılacak dâvalarla ilgilenmek üzere 1284 yılında kurulan ilk nizâmiye mahkemesi.
EBU-L FADL: Altun.
HADL: Meyletmek, yönelmek.
HADLEKA: şiddetle bakmak.
HATA-YI ADLÎ: f. Adalet dairesine âit hata, yanlışlık.
HÜKKÂM-I ADLİYYE: Adliye hâkimleri.
HÜKÛMET-İ ADL: Huk: Miktarı şer'an muayyen olmayıp ehl-i vukufun (bilirkişinin) usulü dairesinde takdir ve tayin edeceği diyettir. Buna hükm-ü adl de denir.
ISLAHAT-I ADLİYE: Adli ıslahat.
KÂTİB-İ ADL: Noter.
MAHAKİM-İ ADLİYE: Adliye mahkemeleri.
SERHADLÛ: Hudut boylarını bekleyen, hudutlardaki kalelerde vazife gören askerler.
TADLİ': Kavunu dilim dilim kesmek.
TADLİL: Doğru yoldan sapıtmak. * Azdırmak, ayartmak. Günah işletmek. Dalâlete saptırmak.
TADLİL-İ GAYR: Başkalarını dalâlete nisbet etmek. Sapıklığına hükmetmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ADL-PENAH : Adâletin barındığı yer, adâlete sığınan kimse.
AD : İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...