| Kelime | Anlam |
|---|
| ADLÎ: | Adâlete mensup, adâletle alâkalı, ilgili. Sultan II. Bayezid'in şiirlerinde kullandığı mahlası. |
| ADLİYE: | Mahkeme. Muhakeme işleriyle uğraşan daire. (Adliyede, adalet hakikatı ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki; İmam-ı Ali (RA), hilafeti zamanında bir yahudi ile beraber mahkemede oturup, muhakeme olmuşlar. Ş.) |
| İçerisinde 'ADLÎ' geçenler |
|---|
| ADLİYE: | Mahkeme. Muhakeme işleriyle uğraşan daire. (Adliyede, adalet hakikatı ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki; İmam-ı Ali (RA), hilafeti zamanında bir yahudi ile beraber mahkemede oturup, muhakeme olmuşlar. Ş.) |
| AHKÂM-I ADLİYE: | Adaletle alâkalı hükümler, emirler. * Adliye nezaretinin eski ismi. |
| DİVAN-I AHKÂM-I ADLİYE: | Huk: Kanunlara göre, bakılacak dâvalarla ilgilenmek üzere 1284 yılında kurulan ilk nizâmiye mahkemesi. |
| HATA-YI ADLÎ: | f. Adalet dairesine âit hata, yanlışlık. |
| HÜKKÂM-I ADLİYYE: | Adliye hâkimleri. |
| ISLAHAT-I ADLİYE: | Adli ıslahat. |
| MAHAKİM-İ ADLİYE: | Adliye mahkemeleri. |
| TADLİ': | Kavunu dilim dilim kesmek. |
| TADLİL: | Doğru yoldan sapıtmak. * Azdırmak, ayartmak. Günah işletmek. Dalâlete saptırmak. |
| TADLİL-İ GAYR: | Başkalarını dalâlete nisbet etmek. Sapıklığına hükmetmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| ADLİYE : | Mahkeme. Muhakeme işleriyle uğraşan daire. (Adliyede, adalet hakikatı ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sırf hak namına çalışmak vazifesi hükmettiğine binaendir ki; İmam-ı Ali (RA), hilafeti zamanında bir yahudi ile beraber mahkemede oturup, muhakeme olmuşlar. Ş.) |
| ADL : | Hakkaniyet. Adâlet üzere oluş. Cevr ve zulüm etmeyip nefislerde ve akıllarda istikameti kaim ve mâlum olan emir ve hâleti icra etmek. Doğruluk. * Her şeyi yerli yerince yapmak, beraber etmek. * Meyletmek. (Bak: Adâlet)(Hem istidâd lisanıyla, ihtiyac-ı fıtri lisanıyla, ıztırar lisanıyla sual edilen ve istenilen herşeye daimi cevap vermek; nihayet derecede bir adl ü hikmeti gösteriyor. S.) |
| AD : | İsim, nam, şöhret, şan, itibar, haysiyet. |