Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AFUR: Boz tüylü ve kısa boyunlu olan geyik.
Zaman.
AFUR: Belâ kasırgası.
İçerisinde 'AFUR' geçenler
FÜRAFÜR: Kulağı yırtık kişi.
GAFUR: (Gaffar ile aynı mânadadır.) Çok mağfiret ve merhamet eden, suçları en çok afveden. Cenab-ı Hak (C.C.)
GAFUR-UR RAHİM: Kusurları örten, adâletle en ziyade merhamet eden Cenab-ı Hak (C.C.). Mü'minlerin kusurlarını affederek muhafaza eden.
HAFUR: Bir ot cinsi.
KÂFUR: Beyaz ve yarı şeffaf, kolaylıkla parçalanan bir madde. Sert, güzel kokulu, katı ve yağlı bir madde. * Cennette bir kaynak ismi.
KAFUR (KUFUR): Hurma çiçeğinin kılıfı.
NAFUR: (Nâfure) Fıskıye, fevvâre.
TADAFÜR: Bir yere toplanmak. * Yardım etmek, muâvenet etmek.
TENAFÜR: Birbirinden kaçmak. Ürkmek. * Uzağa çekilmek. * Bir mes'elenin halli için hâkime başvurmak. * Edb: Kulağa hoş gelmeyen hece veya kelimelerin bir arada bulunması.
TENAFÜR-Ü KULÛB: Kalblerin birbirinden nefret etmesi.
TEVAFÜR: (C.: Tevafürât) Artma, çoğalma.
TEVAFÜRÂT: (Tevafür. C.) Artmalar, çoğalmalar.
TEZAFÜR: Birbirine yardımcı olma. * Bir yere toplanma.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AFÜVV : Affeden, merhametli.
AFA' : Eşek sıpası.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...