Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AHŞA': | (Haşâ. C.) Vücuttaki bağırsak, ciğer gibi organlar. Mahaller, bölgeler, cihetler. |
| AHŞA: | Pek korkunç. Çok korkunç. Çok korkunç yer. |
| AHŞAB: | Kereste. Tahta. Ağaçtan yapılan bina. Ağaçtan olanlar. |
| AHŞAM: | (Haşem. C.) Bir büyük zâtın yakınları, maiyeti, taraftarları. |
| AHŞA: | Pek korkunç. Çok korkunç. Çok korkunç yer. |
| İçerisinde 'AHŞA' geçenler | |
| AHŞA': | (Haşâ. C.) Vücuttaki bağırsak, ciğer gibi organlar. * Mahaller, bölgeler, cihetler. |
| AHŞAB: | Kereste. Tahta. Ağaçtan yapılan bina. * Ağaçtan olanlar. |
| AHŞAM: | (Haşem. C.) Bir büyük zâtın yakınları, maiyeti, taraftarları. |
| BAHŞAYENDE: | f. Bağışlayıcı, afvedici. |
| BAHŞAYİŞ: | f. Bağışlayış. İhsan. İhsan etmek. Afv. Atiyye. |
| DIRAHŞAN: | f. Parlak. Parıldayan. Parlaklık. Münevver, ziyâdar. |
| DİRAHŞAN: | f. Parlıyan, parlak. |
| DÜRR-İ DIRAHŞÂN: | Parlak inci. |
| FAHŞA: | Büyük günahlar. Çirkinlikler. Zina gibi şehevâta tâbi olmakta ifrat ile alâkadar olan günahlardır ki, lisanımızda fuhşiyat tâbir olunur. Ve bunlar, insanların en çirkin hâlleridir. |
| FERYAD-BAHŞA: | f. Feryâd ettiren, bağırttıran. |
| HANDEBAHŞA: | f. Güldürücü, tebessüm ettirici. |
| HAYRET-BAHŞÂ: | f. Hayret veren, şaşkınlık veren, hayrete düşüren. |
| HANDEBAHŞA: | f. Güldürücü, tebessüm ettirici. |
| NECM-İ DIRAHŞAN: | Parlayan yıldız. |
| RAHŞA: | (Rahşân) f. Parlak. |
| RAHŞA: | (Rahşân) f. Parlak. |
| SİTARE-İ RAHŞÂN: | Parlak yıldız. |
| ŞAHŞAH: | Görevli, vazifeli. |
| ŞAHŞAH: | Sözü doğru olan, yalan söylemeyen. * Gayretli, bahadır kimse. |
| ŞAHŞAHA: | Kuşun hızla uçması. |
| VAHŞÂN: | (Vahş. C.) Issız, tenha yerler. * Yabani hayvanlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AHŞA' : | (Haşâ. C.) Vücuttaki bağırsak, ciğer gibi organlar. * Mahaller, bölgeler, cihetler. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |