| Kelime | Anlam |
|---|
| AHDÎ: | Ahde âid, sözleşmeye dâir. |
| İçerisinde 'AHDÎ' geçenler |
|---|
| MÜSTAHDİM: | Hizmette kullanan, istihdam eden. |
| MÜSTAHDİS: | Yeni bir şey bulucu. |
| SALAHDİ: | Kavi, sağlam, dayanıklı ve muhkem. |
| TAHDİ': | Aldatmak. |
| TAHDİB: | Kamburlaştırma. Kubbelendirme. |
| TAHDİC: | Dikkatle bakmak. * Atmak. |
| TAHDİD: | Hudutlandırmak. Sınırlamak. Sınırı belli etmek. * Tarif etmek. * Bir şeyi kasdetmek. * Keskin etmek. Bilemek. |
| TAHDİD-İ SİNN: | Yaş haddi. Emeklilik. |
| TAHDİDÂT: | Tahditler. Sınırlamalar. |
| TAHDİK: | (Hadeka. dan) Gözünü dikip, ayırmadan ve dikkatle bakma. |
| TAHDİM: | Hizmet ettirmek. * Atın ayaklarının beyazlığı dirseklerinden aşağı olmak. |
| TAHDİR: | (Hader. den) Örtülendirme, örtülü bulundurma. * Uyuşturmak. |
| TAHDİR: | Acele ettirmek. * Nüzul ettirmek, indirmek. |
| TAHDİS: | (Hudus. dan) Söylemek. Anlatmak. Rivayet etmek. * Şükür ve teşekkür ile bildirmek. Görülen iyiliği herkese söylemek. * Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın sözünü tekrarlamak. |
| TAHDİS-İ NİMET: | Cenab-ı Hakk'a karşı şükrünü edâ etmek ve teşekkür etmek maksadiyle nâil olduğu nimeti anlatmak, onunla sevincini ve şükrünü bildirmek. (Bak: Küfran-ı ni'met)(Bâzan tevâzu', küfran-ı ni'meti istilzam ediyor, belki küfran-ı ni'met olur. Bâzan da tahdis-i ni'met, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çâre-i yegânesi ki; ne küfran-ı ni'met çıksın, ne de iftihar olsun. Meziyet ve kemalâtları ikrar edip, fakat temellük etmiyerek, Mün'im-i Hakiki'nin eser-i in'âmı olarak göstermektir. Meselâ: Nasılki murassa' ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, halk sana dese: "Mâşâallah çok güzelsin, çok güzelleştin. "Eğer sen tevazu'kârâne desen: "Hâşâ!.. Ben neyim, hiç. Bu nedir; nerede güzellik?" O vakit küfran-ı ni'met olur ve hulleyi sana giydiren mahir san'atkâra karşı hürmetsizlik olur. Eğer müftehirane desen: "Evet ben çok güzelim, benim gibi güzel nerede var, benim gibi birini gösteriniz... "O vakit, mağrurane bir fahirdir.İşte, fahirden, küfrandan kurtulmak için demeli ki: "Evet ben güzelleştim, fakat güzellik libasındır ve dolayısiyle libası bana giydirenindir; benim değildir." M.) |
| TAHDİSÂT: | Anlatmalar. Rivayet etmeler. * Teşekkürle bildirmeler. * Hadis anlatmalar. |
| TAHDİŞ: | (Hadeş. den) Kurcalamak. Tırmalamak. * İncitmek. * Kaşımak. |
| TAHDİŞ-İ EZHAN: | Zihinleri kurcalamak, tırmalamak. |
| TAHDİŞAT: | (Tahdiş. C.) Tırmalamalar. Kurcalamalar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AHD : | Vâdetme. Söz verme. Vefâ. Yemin. And. Misak. Peymân. * Asır. Devir. Tevhid. Mukavele. * Vasiyet. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |