Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AHDAN: | (Hıdn. C.) Dostlar, yoldaşlar. |
| İçerisinde 'AHDAN' geçenler | |
| KÂHDAN: | f. Samanlık. İçine saman doldurulan oda. |
| RAHDAN: | f. Yol bilen. |
| ŞAHDANE: | f. İri inci tanesi. * Kenevir tohumu. |
| VAHDANÎ: | Allah'ın birliği ile alâkalı. |
| VAHDANİYET: | Birlik, infirad. Benzeri olmamak. Artmaktan, ayrılmaktan, eksilmekten beri ve münezzeh olmak gibi mânaları ifade eden Allah'ın bir sıfatıdır. Bu sıfatla muttasıf olana Vâhid denir ki; benzeri olmayan; tecezziden, tekessürden beri olan zât demektir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AHDA' : | Boyun damarlarından bir damar. * Hilekâr, aldatıcı, kandırıcı. |
| AHD : | Vâdetme. Söz verme. Vefâ. Yemin. And. Misak. Peymân. * Asır. Devir. Tevhid. Mukavele. * Vasiyet. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |