Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AHSA: | Çok kumlu, taşlı yer. |
| AHSA: | "İhsa"dan fiildir. (Bak: İhsâ) |
| AHSAR: | Pek kısa, daha kısa, daha özlü, daha veciz. |
| AHSAS: | Hisler. Duygular. |
| İçerisinde 'AHSA' geçenler | |
| AHSAR: | Pek kısa, daha kısa, daha özlü, daha veciz. |
| AHSAS: | Hisler. Duygular. |
| BAHSAN: | f. Bozuk, soluk. * Salına salına yürüyen. * Kıyafeti bozuk, pejmürde. |
| KELÂM-I AHSAR: | En kısa ve veciz söz. |
| MAHSAD: | Ekini biçilmiş yer. |
| MÜSTAHSAL: | (C.: Müstahsalât) (Hâsıl. dan) Yetiştirilmiş, hâsıl olmuş, üretilmiş. |
| PENCAHSÂLE: | f. Elli yaşında. |
| SAHSAH: | (C.: Sahâsıh) Düz yer. |
| SAHSAH: | Yağmurun sert ve katı yağması. |
| SAHSAH: | Geniş, düz yer. |
| SAHSAH(A): | Döndürmek. * Evin ortası. |
| SAHSALİK: | Katı, şiddetli, şedid. * Yaşlanmış, ihtiyar kadın. * Şiddetli ses. |
| SİPAHSALAR: | f. Askerlerin en büyüğü. Serasker. |
| ŞAHSAR: | f. Dallı budaklı ağaçlar. Ağaçlık yer. Koruluk. |
| TAHSA': | Toprak saçmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AHSAR : | Pek kısa, daha kısa, daha özlü, daha veciz. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |