Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AHSEN-ÜL GAYÂT: | Gayelerin en güzeli, en iyisi. |
| İçerisinde 'AHSEN-ÜL GAYÂT' geçenler | |
| İçerisinde 'AHSEN-ÜL GAYÂT' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AHSEN-ÜL HÂLIKÎN : | Hâlıkıyyet mertebelerinin en güzel ve en münteha mertebesinde olan bir Hâlık-ı Zülcelal. Her şeyi herşeyle münasebetine lâyık bir tarzda güzel yaratan Hâlık. (C.C.) |
| AHSEN : | En güzel. Çok güzel. |
| AHSEB : | Çok iyi hesab edilmiş, münâsib. * Çok fazla cimri, hasis. * Miskin. * Saçının rengi kırmızıya yakın. *Tüyünün rengi boz renk olan kızıl deve. |
| AHSA : | Çok kumlu, taşlı yer. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |