Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
AHU: Kardeş, dost.
AHU: Saç ve sakalı ak olup şayan-ı hürmet ve tâzim olan. Ahubaba, yalnız bu tabirde kullanılır.
AHU: f. Ceylân.
Gözleri çok güzel olan. Çok güzel göz.
Gazâl.
Mc: Dilber. Mahbub.
AHU-Yİ LENG GİRİFTEN: Topal ceylan tutmak.
Mc: İnsafsızlık etmek. Acizlere sataşmak.
AHU-Yİ MÂDE: f. Dişi ceylan.
AHU-Yİ NER: Erkek ceylan.
AHU-Yİ SİMİN: Sevgili.
Sâki.
AHU-BEÇE: f. Ceylan yavrusu.
AHU-BERE: f. Ceylan yavrusu.
AHU-ÇERENDE: f. Otlıyan ceylan.
AHU-DİL: f. Ceylan yürekli.
Mc: Korkak.
AHUN: f. Delik, yarık. Lağam.
AHUN-BÜR: f. Yer kazan, delik açan. Lağamcı.
AHU-NİGÂH: Ceylan bakışlı
AHU-PA(Y): f. Ceylan ayaklı. Çevik, atik.
Altı köşeli, nakışlı ev ve köşk.
AHUR: f. Ahır, dam.
AHURİ: f. Hardal.
AHUVAN: (Ahu. C.) f. Ceylanlar. Karacalar.
İçerisinde 'AHU' geçenler
AHU-Yİ LENG GİRİFTEN: Topal ceylan tutmak. * Mc: İnsafsızlık etmek. Acizlere sataşmak.
AHU-Yİ MÂDE: f. Dişi ceylan.
AHU-Yİ NER: Erkek ceylan.
AHU-Yİ SİMİN: Sevgili. * Sâki.
AHU-BEÇE: f. Ceylan yavrusu.
AHU-BERE: f. Ceylan yavrusu.
AHU-ÇERENDE: f. Otlıyan ceylan.
AHU-DİL: f. Ceylan yürekli. * Mc: Korkak.
AHUN: f. Delik, yarık. Lağam.
AHUN-BÜR: f. Yer kazan, delik açan. Lağamcı.
AHU-NİGÂH: Ceylan bakışlı
AHU-PA(Y): f. Ceylan ayaklı. Çevik, atik. * Altı köşeli, nakışlı ev ve köşk.
AHUR: f. Ahır, dam.
AHURİ: f. Hardal.
AHUVAN: (Ahu. C.) f. Ceylanlar. Karacalar.
ALLAHÜ A'LEM Bİ-S-SAVAB: Allah daha iyi bilir. Allah doğrusunu en iyi bilir.
AŞK-I LÂHÛTÎ: Cenab-ı Hakk'a olan sevgi ve muhabbet. Aşk-ı İlâhî, aşk-ı hakikî, aşk-ı mânevî gibi tâbirler Cenab-ı Vacib-ül Vücud'a dâir şiddetli muhabbet ve sevgiyi ifâde eder.
BAHUR: Çok sıcak. Çok sıcaklık.
BAHÛR: Sıcakta yerden yükselen buhar. * Tütsü. Yakılarak güzel kokular elde edilen ot ve sâir şey.
BAHÛRDÂN: f. İçinde tütsü yakılan kap.
BAHUSUS: Hususiyle. En çok. Hele.
BAHUZÛR: Huzur ile. Huzuru ile.
BED-ÂHÛ: f. Karakteri bozuk, huyu kötü.
CAHÛD: (Cahd. dan) İsrarla inkâr eden. Muannidce, isnat edilen bir sözü kabul etmeyen. * Yahudi.
CAHÛF: Mağrur, kibirli, kendini beğenmiş.
CÜRAHÜM: İri gövdeli davar.
DAHUK: Geniş yol.
DAHUL: Geyik tuzağı. * Canavar tuzağı.
DAHÜL: f. Bostan korkuluğu.
ENBAHUN: f. Sağlam, metin, muhkem, tahkim edilmiş yer. * Hisar, kale.
EYYAM-I BAHUR: Ağustos ayının ilk yedi günü.
EYYİD-ALLAHU MÜLKEHU: Allah'ım onun mülkünü devamlı kıl, kuvvet ver (meâlinde duâ.)
FAHUR: Çok övünen, çok iftihar eden. Mütekebbir. Tekebbür ve taazzum edici.
FAHUR: Bir fesliğen cinsi.
FAHURANE: f. Kendini beğenerek. Kendini medhederek. Çok övünerek.
FERAHUR: f. Uygun, lâyık, münasib.
FERİH FAHUR: Sevinçli olarak, iftihar ederek.
ÇERB-AHUR: f. İçinde yemi bol olan ahır. * Bolluk içinde yaşıyan kimse.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
ÇEŞM-İ ÂHU: Ceylân gözü.
HAS AHUR: Tar: Hükümdarın hayvanlarına mahsus ahır.
İLLÂHU: Ancak O. Allah (C.C.)
KAHUS: Uzun boylu erkek.
KERREMALLAHU-VECHEHU: Allah vechini mükerrem kılsın, meâlinde dua olup Hz. Ali (R.A.) hiç putlara secde ve ibadet etmediği ve çocukluktan beri Allah'a secde ettiğinden, onun ismi anıldığında hürmeten söylenir. (Bak: Aliyy-ül Murtaza)
LAHUS: Uğursuz, meş'um.
LAHUT: İlâhî âlem. Uluhiyet âlemi. Ruhanî, manevî alem.
LAHUTÎ: Uluhiyet âlemine mensub ve müteallik olan. Sır âlemi. Gaybî âleme ait. Ruhanî âlemle alâkalı.
LAHUTİYAN: Uluhiyet âlemine girebilen melekler.
MAAHU: Onunla beraber. Onunla.
MAHUDANE: Bir ot adı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AHU-Yİ LENG GİRİFTEN : Topal ceylan tutmak. * Mc: İnsafsızlık etmek. Acizlere sataşmak.
AH : f. Aferin, bravo! manasına kullanılır.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...