Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AHZA: | Çok alçak, menfur kişi. Nefret edilmiş olan kimse. |
| AHZAB: | (Hizb. C.) Hizbler, bölükler, kısımlar, gruplar. Toprağı katı yer. Kur'ânın kısımları. Hizbleri. |
| AHZAB SURESİ: | Kur'ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| AHZAD: | Eğrilip bükülen, esnek. |
| AHZAN: | (Hüzn. C.) Hüzünler, kederler, sıkıntılar, tasalar, gamlar. |
| AHZAR: | (Bak: Ahdar) |
| AHZAR: | (Hazer. C.) Endişeler, ihtiyatlar. |
| İçerisinde 'AHZA' geçenler | |
| ADÂLET-İ MAHZA: | Adaletin tam hakikisi, tam adalet. (Adâlet-i mahza ile adalet-i izafiyenin izahı şudur ki: $ âyetin mâna-yı işarisi ile : Bir mâsumun hakkı, bütün halk için dahi ibtal edilmez. Bir fert dahi umumun selâmeti için feda edilemez. Cenab-ı Hakkın nazar-ı merhametinde hak, haktır. Küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük büyük için iptal edilemez. Bir cemaatin selâmeti için bir ferdin rızası bulunmadan hayatı ve hakkı feda edilmez. Hamiyet nâmına, rızası ile olsa o başka meseledir. M.)(... Adâlet-i İlâhiyenin tam mânâsı ile tecelli etmesi için haşre ve Mahkeme-i Kübrâ'ya lüzum vardır ki, biri cezasını, diğeri mükâfatını görsün. İ.İ.) |
| AHZAB: | (Hizb. C.) Hizbler, bölükler, kısımlar, gruplar. * Toprağı katı yer. * Kur'ânın kısımları. Hizbleri. |
| AHZAB SURESİ: | Kur'ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| AHZAD: | Eğrilip bükülen, esnek. |
| AHZAN: | (Hüzn. C.) Hüzünler, kederler, sıkıntılar, tasalar, gamlar. |
| AHZAR: | (Bak: Ahdar) |
| AHZAR: | (Hazer. C.) Endişeler, ihtiyatlar. |
| ARZ-I MAHZAR: | Bir işin yapılması için, yüksek bir mevkiye halk tarafından topluca verilen dilekçe. |
| LAHZA: | Göz açıp kapayacak kadar kısa zaman. Bir an. En kısa zaman. Göz ucu ile bir bakış. Zaman. |
| MAHZA: | Ancak. Yalnız. Tek. * Sâde. Hâlis. Katıksız. Tam. |
| MAHZAN: | Ancak. Yalnız. Sadece. Tek. |
| MAHZANE: | Güvercinlik. |
| MAHZAR: | (Huzur. dan) Hazır olma. Gösteriş, görünüş. * Huzur yeri. Büyük bir insanın önü. * Birçok kimse tarafından imzalı dilekçe. * Mahkeme sicili. |
| MECMUAT-ÜL AHZAB: | Şeyh Ahmed Ziyaeddin-i Gümüşhanevî'nin üç ciltlik bir duâ mecmuası. |
| MÜSTAHZAR: | (Huzur. dan) Hazır, hazırlanmış. * Huzura getirilmiş. Zihinde tutulan. |
| MÜSTAHZARAT: | (Müstahzar. C.) Hazırlanmış şeyler. |
| NAHZA: | Et parçası. |
| NİMLAHZA: | f. Yarım bakış. Gözucuyla bakış. * Çok kısa zaman. |
| ŞAHZADE: | f. Şâh oğlu. Hükümdar veya pâdişah oğlu. Prens. |
| ZAHZAH: | Uzak, baid. |
| ZAHZAHA: | İkrar etme, uzaklaştırma. * Uzak, baid olma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AHZAB : | (Hizb. C.) Hizbler, bölükler, kısımlar, gruplar. * Toprağı katı yer. * Kur'ânın kısımları. Hizbleri. |
| AHZ : | Alma. * Tutma. * Kabul etme. * İşkence etme. |
| AH : | f. Aferin, bravo! manasına kullanılır. |