Block title
Block content

Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Kelime Anlam
AJ: f. Dinlenme, rahat hâl, istirahat.
AJAN: Fr. Bir şahsın, bir şirketin veya bir devletin bazı işlerini gören kimse.
Gizli vazifeli olan kişi.
AJANDA: Akılda tutulması icab eden şeyleri not etmeye yarayan, takvim şeklinde tanzim edilmiş defter.
AJANS: Fr. Her türlü havadisi toplayıp, ilgili mevkilere bildiren kuruluş.
Ticari bir teşekkülün kolu.
AJEH: f. Vücutta çıkan pürtüklü küçük ur.
AJENDE: f. Çamur.
Binalarda kullanılan harç.
AJİG: f. Nefret, kin ve düşmanlık.
AJİH: f. Kir, küf.
Çapak.
AJİNE: f. Değirmen taşı gibi maddeleri yontup düzelten demir alet. Dişengi.
AJİR: f. Göl, havuz.
Kalabalık, izdiham.
Bağırma, feryât.
Çekingen.
Akıllı, uyanık.
Amâde, hazır.
AJİRAK: f. Gürültü, ses. Bağırış.
AJUR: Fr. Gözenek. Göz göz işlenmiş nakış.
AJÜG: f. Hurma lifi.
Ağaç budama.
İçerisinde 'AJ' geçenler
ABAJUR: Fr. Lamba siperi.
AJAN: Fr. Bir şahsın, bir şirketin veya bir devletin bazı işlerini gören kimse. * Gizli vazifeli olan kişi.
AJANDA: Akılda tutulması icab eden şeyleri not etmeye yarayan, takvim şeklinde tanzim edilmiş defter.
AJANS: Fr. Her türlü havadisi toplayıp, ilgili mevkilere bildiren kuruluş. * Ticari bir teşekkülün kolu.
AJEH: f. Vücutta çıkan pürtüklü küçük ur.
AJENDE: f. Çamur. * Binalarda kullanılan harç.
AJİG: f. Nefret, kin ve düşmanlık.
AJİH: f. Kir, küf. * Çapak.
AJİNE: f. Değirmen taşı gibi maddeleri yontup düzelten demir alet. Dişengi.
AJİR: f. Göl, havuz. * Kalabalık, izdiham. * Bağırma, feryât. * Çekingen. * Akıllı, uyanık. * Amâde, hazır.
AJİRAK: f. Gürültü, ses. Bağırış.
AJUR: Fr. Gözenek. Göz göz işlenmiş nakış.
AJÜG: f. Hurma lifi. * Ağaç budama.
AMBALAJ: Fr. Eşyayı taşınabilir bir hale koymak için sarma veya sandığa yerleştirme işi.
BAGAJ: Fr. Yolcu eşyası. * Yolcu eşyası koymaya mahsus yer, yolcu eşyası vagonu.
BAJ: f. Haraç. Gümrük parası.
BAJ-BÂN: f. Haraççı, gümrükçü.
BALOTAJ: Fr. Bir seçimde herhangi bir adayın, oyların ekseriyetini alamaması hali.
BARAJ: Fr. Bir akarsuyun akışına mâni olmak için yapılan set.
ETAJER: Fr. Kapaksız ve rafları olan taşınabilir dolap.
FAJ (FÂJE): f. Esneme.
GIRAJOVA ATEŞİ: Tar: Eskiden kale müdafaalarında hücum edenlere karşı ve deniz savaşlarında düşman gemilerini tutuşturmak için kullanılan ve su ile sönmeyen bir cins ateş. Balmumu, kükürt, ispirto, kâfuru karmasından ibarettir. Bu ya doğrudan doğruya tutuşturulur veya buna batırılmış yuvarlak yün parçaları ateşlenerek atılırdı.
JAJE: f. Bâtıl, edebsizce olan söz.
JAJHA: f. Saçma sapan söyliyen. Mânâsız ve boş konuşan.
JAJHAYAN: f. Saçma sapan söz söyleyenler. Mânâsız ve boş konuşanlar.
JAJHAYÎ: f. Mânâsız söyleyicilik.
JAJHOR: f. Mânâsız ve mâlâyani şeyler konuşan.
JAJÎ: f. Tereyağı ile karışık peynirin tuluma konan şekli.
KABOTAJ: Fr. Bir ülkenin kendi limanları arasında gemi işletme işi.
KÂJ: f. Eğri, bükülmüş. * Şaşı.
KAMUFLAJ: Fr. Gizlenme, örtme. Aldatma gayesiyle yapılan tertibat. Daha ziyade harp zamanlarında araçlar ile insanların, bulundukları mekâna göre kılığa girmeleri.
KÜRTAJ: Dölyatağı (rahim) veya kemik apsesi boşlukları içinde bulunan yabancı cisim veya hasta organları özel bir âletle çıkarıp almak işlemi. Rahmin temizlenmesi ameliyesi.
LAJVERD: f. Lâciverd.
MAJÜSKÜL: Büyüklük bakımından diğerlerinden biraz daha farklı olan harfler.
MESAJ: Fr. Sözle veya yazı ile gönderilen haber. * Bir devlet adamının veya makam sahibi şahsiyetin, diğer bir şahsiyete veya cemaate gönderdiği yazılı haber.
PAJEH: f. İnleme, inilti.
PAJİR: f. Panzehir.
RAPÖRTAJ: (Bak: Röportaj)
RÖPORTAJ: Fr. Bir gazete muharririnin gördüklerini anlatan yazısı.
STAJ: Fr. Mesleki bilgisini artırmak maksadıyla başka birinin nezareti altında yapılan çalışma.
STAJYER: Fr. Staj yapan kimse.
ŞANTAJ: Fr. Bir kimsenin suçunu veya yüz karasını meydana çıkarmak tehdidiyle menfaat sağlamaya çalışma.
TONAJ: Bir vasıtanın iç hacmine göre taşıma kapasitesi.
TRAJ: Fr. Basılan gazete veya mecmuanın baskı sayısı.
TRAJEDİ: yun. Fâcia. Mevzuunu efsanelerden veya tarihî hâdiselerden alan, seyirciler üzerinde merhamet veya dehşet hissi uyandıran sahne eseri.
VAJGUN: (Vâjgune) f. Ters, tersine dönmüş. Uğursuz.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
AJAN : Fr. Bir şahsın, bir şirketin veya bir devletin bazı işlerini gören kimse. * Gizli vazifeli olan kişi.
A : 1928 senesinde alınan Türk alfabesinin "a" harfi, Osmanlıcadaki elif ve ayın harflerine yakın bir ses verir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...