| Kelime | Anlam |
|---|
| AKİDE: | İnanılan ve itikad edilen esas. İmân. Bir nevi şeker adı. |
| AKİDE-İ TEVHİD: | Allah'ın bir olduğuna inanmak. |
| ÂKİDEYN: | Huk: Her akidde anlaşmayı yapan her iki taraf. |
| İçerisinde 'AKİDE' geçenler |
|---|
| AKİDE-İ TEVHİD: | Allah'ın bir olduğuna inanmak. |
| ÂKİDEYN: | Huk: Her akidde anlaşmayı yapan her iki taraf. |
| İCARE-İ GAYR-İ MÜN'AKİDE: | İn'ikad şartlarını tamamen veya kısmen câmi' olmayan icaredir ki, buna "İcare-i batıla" da denir. |
| İCARE-İ MÜN'AKİDE: | Bey'ide olduğu gibi in'ikad şartlarını tamamen câmi' olan icaredir. |
| VELEDİYET AKİDESİ: | Hristiyanlıkta bir bâtıl akide. (Bak: Teslis)(İslâmiyet, tevhid-i hakiki dinidir ki; vasıtaları, esbabları ıskat ediyor. Enaniyeti kırıyor, ubudiyet-i hâlisa te'sis ediyor. Nefsin rububiyetinden tut, tâ her nevi rububiyet-i bâtılayı kat'ediyor, reddediyor. Bu sır içindir ki; havastan bir büyük insan tam dindar olsa enâniyeti terketmeye mecbur olur. Enaniyeti terketmiyen, salâbet-i diniyeyi ve kısmen de dinini terkeder.Şimdiki Hristiyanlık dini ise; "Velediyet Akidesi"ni kabul ettiği için, vesait ve esbaba te'sir-i hakiki verir. Din nâmına enaniyeti kırmaz; belki Hazret-i İsâ Aleyhisselâm'ın bir mukaddes vekili diye, o enaniyete bir kudsiyet verir. Onun için, dünyaca en büyük makam işgal eden Hristiyan havasları, tam dindar olabilirler. Hattâ Amerika'nın esbak Reis-i Cumhuru Wilson ve İngiliz esbak Reis-i Vükelâsı Loid George gibi çoklar var ki, mutaassıb birer papaz hükmünde dindar oldular. Müslümanlarda ise, öyle makamlara girenler, nâdiren tam dindar ve salâbetli kalırlar. Çünki, gururu ve enaniyeti bırakamıyorlar. Takvâ-yı hakiki ise, gurur ve enaniyetle içtima edemiyor. M.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AKİDE-İ TEVHİD : | Allah'ın bir olduğuna inanmak. |
| ÂKİD : | Kuyunun çevresi, etrafı. |
| AKİ : | (Akk. dan) İsyan eden, başkaldıran, âsi. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |