| Kelime | Anlam |
|---|
| AKALL: | (Ekall) Daha az. En az. |
| AKALL-İ KALİL: | En az. Azın azı. |
| AKALLİYET: | (Ekalliyet) Azlık. Azınlık. Bir ülkede hâkim unsurların haricinde olan ve ekseriyet teşkil edemiyen insanlar. |
| İçerisinde 'AKALL' geçenler |
|---|
| AKALL-İ KALİL: | En az. Azın azı. |
| AKALLİYET: | (Ekalliyet) Azlık. Azınlık. * Bir ülkede hâkim unsurların haricinde olan ve ekseriyet teşkil edemiyen insanlar. |
| ESLAHAKALLAH: | Allah seni ıslâh etsin. |
| HAKALLED: | Dar gönüllü, bahil kimse. |
| HAYYÂKALLAH: | Allah seni yaşatsın. Allah ömrünü uzun etsin, meâlinde ve dua makamında söylenen bir tâbirdir. |
| LAAKALL: | En az. Hiç olmazsa.(Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı, yarın ise; senin elinde sened yok ki, ona mâliksin. Öyle ise; hakiki ömrünü bulunduğun gün bil. Lâakall günün bir saatini ihtiyat akçesi gibi hakiki istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviyye olan bir mescide veya bir seccadeye at. S.) Yani beş vakit namazı kıl. |
| MA-HALAKALLAH: | Allah'ın (C.C.) yarattığı ve halkettiği her şey. * Kalabalık, izdiham. |
| TAKALLU': | Ayağını kuvvetiyle kaldırmak. * Yerinden kopmak. |
| TAKALLUS: | Kısa olmak, kısalmak. * Toplanmak, cem'olmak. |
| TAKALLÜB: | Bir taraftan diğer tarafa dönmek. * Bir halden başka bir hale değişmek. * Başka kalıba girmek. |
| TAKALLÜD: | (C.: Takallüdât) (Kald. dan) Bir işi üstüne almak. * Takınma, kuşanma. Gerdanlık veya muska gibi boyuna geçirme. * (Kılıç) kuşanma. |
| TAKALLÜL: | (Kıllet. den) Azalma, az olma. |
| TAKALLÜS: | Kasılma. Bir şeyin büzülüp gerilmesi. Bir uzvun çekilip toplanması. Kıvrılma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AKALL-İ KALİL : | En az. Azın azı. |
| AKALA : | Bir çeşit pamuk. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |