| Kelime | Anlam |
|---|
| AKAT: | Çukur yer. |
| AKAT: | Evin ortası. Evin çevresi, etrafı. |
| İçerisinde 'AKAT' geçenler |
|---|
| ADEM-İ MUVAFAKAT: | Râzı olmayış, muvâfakat etmeme. |
| ANAKAT: | Muvaffakiyetsizlik. Ümidi boşa çıkma. |
| BUTAKAT: | (C.: Bevatık) Pota dedikleri kap ki içinde maden eritirler. |
| FAKAT: | ("Fa" ile "kat" dan müteşekkil) Hemen, yalnız, ancak, yeter, bes, gerçi, her ne kadar, lâkin, ammâ. |
| FENN-İ TABAKAT-ÜL ARZ: | Jeoloji ilmi. |
| HALAKAT: | Halkalar. |
| HALAKAT: | Halukluk, güzel ahlâklılık, iyi huyluluk. * Düzlük, dümdüzlük. |
| HAMAKAT: | Ahmaklık. Budalalık. Bönlük. Anlayışsızlık. |
| HAZAKAT: | İhtisas. Meharet peyda etmek. Üstad olmak. Bir san'atta, hususan tıbda gereği gibi öğrenip mâhir ve mütehassısı olmak. |
| İDRAKAT: | (İdrak. C.) Anlayışlar, kavrayışlar, idrak etmeler. |
| İFAKAT: | (Fevk. den) İyileşme, hastalıktan kalkma. Hastalıktan kurtulup tamamen iyileşinceye kadar aradan geçen zaman. * Ayılma. Sarhoşluk veya baygınlıktan kurtulma. |
| İFAKAT-PEZİR: | f. İyileşmesi mümkün, iyileşebilir. |
| İFAKAT-YÂB: | f. İfakat bulucu, iyileşen. |
| İFAKAT-YAFT: | f. Sıhhat bulan, iyileşen, hastalıktan kalkan. |
| İFTİRAKAT: | Ayrılıklar. İftiraklar. Parçalanmalar. |
| İGLAKAT: | (İglak. C.) Muğlak yapmalar. * Karışık ve anlaşılmaz sözler. |
| İGRAKAT: | (İgrak. C.) Mübalâğalar, iğraklar, aşırı büyültmeler. |
| İLM-İ TABAKAT-ÜL ARZ: | Arzın tabakalarından bahseden ilim. Jeoloji. |
| İNTIBAKAT: | (İntıbak. C.) Uygun ve münasib gelmeler. Mutabık gelmeler. |
| İSTİHLÂKAT: | (İstihlâk. C.) Yenilip içilen şeyler. * Harcamalar. |
| İSTİHLÂKAT-I DÂHİLİYE: | Dâhilî sarfiyat. Memleket içi harcamalar. |
| İTTİFAKAT: | (İttifak. C.) İttifaklar, sözleşmeler, ittihadlar. |
| ISNAKAT: | El darlığı. * Men'etmek, engel olmak. |
| LAKAT: | Yabandan toplanan nesne. * Mâdende bulunan gümüş ve altın parçaları. |
| LİYAKAT: | İktidar. Ehliyet. Hüner. Lâyık olmak. Fazilet. Kıymetlilik. |
| LİYAKATMEND: | (C.: Liyâkatmendân) f. Değerli, liyâkatli. * Faziletli. |
| LİYAKATMENDÂN: | (Liyâkatmend. C.) f. Değerli, liyâkatli kimseler, faziletli kişiler. |
| MAAKAT: | Derinlik. |
| MAKATI': | (Ka, uzun okunur) Kesmeler. Kesişmeler. Kesişen yerler. * (Kat'. C.) Sözdeki veya nazımdaki durak yerleri. Heceler. |
| MAKATİL: | (Maktel. C.) Katlin yapıldığı yerler, öldürme fiilinin geçtiği yerler, makteller. |
| MAKATİR: | (Maktar. C.) Damlalar, katreler. |
| MEV'İD-İ MÜLÂKAT: | Buluşma yeri. |
| MUFARAKAT: | Ayrılık, ayrılmak. |
| MUĞLAKAT: | (Muğlak. C.) Kapalı ve anlaşılması zor olan şeyler. |
| MUHAKAT: | Bir kimseyi ahmak yerine koyma. |
| MUHAKAT: | Müşabehet eylemek. Bir kimseyi taklid etmek. * Birbirine hikâye söylemek. |
| MURAFAKAT: | Beraberlik, arkadaşlık. |
| MUSADAKAT: | (Sıdk. dan) Karşılıklı dostluk. |
| MUTABAKAT: | Uygunluk. Muhalif ve mugayir olmayıp, uygun ve muvafık olmak. * Man: Lâfzın, mevzuu olduğu mânânın tamamına delâleti. |
| MUVAFAKAT: | Uygunluk. Uymak. Anlaşmak. Karşılıklı anlaşma. Râzı olma. Müsâade. |
| MUVAFAKAT-I TARAFEYN: | İki tarafın râzı olması. |
| MÜFARAKAT: | Ayrılık. Bir yere bırakıp gitmek. Dostlarından ayrı düşmek. * Fık: Karı-kocanın talâk veya fesh ile birbirlerinden ayrılmaları. |
| MÜLAKAT: | Kavuşma. Buluşma. Birleşme. * Resmi görüşme. Yüz yüze olma. |
| MÜLHAKAT: | (Mülhak. C.) Bir merkeze bağlı veya ait olan yerler. * Ekler, ilâveler, katmalar. |
| MÜSABAKAT: | Yarış, yarışma, müsâbaka. |
| MÜSAKAT: | (Ka, uzun okunur) Meyvesinin bir kısmını almak şartiyle bir bağı veya ağaçları bir kimseye verme. |
| MÜSAKATA: | Düşürme. Peyderpey düşürme. |
| MÜŞAKAT: | Sıkıntı ve zorluklara dayanma hususunda yarışma. Aykırılık. Düşmanlık. |
| NAFAKAT: | (Nafaka. C.) Nafakalar. |
| REFAKAT: | Arkadaşlık, beraberlik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |