Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| AKEM: | Vergisi olmayan emlâk. Türbe, cami, köprü, çeşme gibi. |
| İçerisinde 'AKEM' geçenler | |
| HAKEM: | İki tarafın anlaşmak üzere hükmüne rıza göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ve haksızın ayrılmasında aracılık eden. |
| HAKEME: | (C.: Hakemât) Damak geminin halkası. |
| HAKEMEYN: | İki hakem. * Tar: Sıffîn Vak'asında Hz. Ali (R.A.) ile Hz. Muaviye (R.A.) arasında hakem seçilen Amr İbn-ül As ile Ebu Muse-l Eş'arî. |
| MEN-İ MUHAKEME: | Muhakemeyi durdurmak, muhakemeye lüzum görmeyip menetmek. |
| MUHAKEMAT: | (Muhakeme. C.) Muhakemeler. |
| MUHAKEME: | (C.: Muhakemât) (Hüküm. den) Dava için iki tarafın mahkemeye baş vurması. * İki tarafın mahkemeye baş vurması. * İki tarafı dinleyip hüküm vermek. * Düşünmek. * Zihinde inceleme yapmak. * Karar vermek için iyice düşünmek. |
| MUHAKEME-İ GIYABİYE: | Dâvâcılardan biri veya her ikisi de bulunmadıkları hâlde mahkemece verilen karar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| AKER : | Zeytinyağı tortusu. |
| AKA : | İran Türkleri "ağa" yerine kullanırlar. |